Sürüşe Odaklanmak

“Sürüşe Odaklanmak” motosiklet sürmenin birinci şartıdır. Fakat bunun için dikkatinizi dağıtacak başka bir konu olmaması lazım.

Trafikte güvenli sürmek için çoklu görev yapma durumumuzu azaltmamız (sadece sürüş yapmak) ve “kas hafızamızı” arttırmamız gerekir.

Yani Sürüşe Odaklanmak için sadece sürerken sadece sürüş olsun. Müzik dinlemeyin, kafanız bir şeye takılıyken, moraliniz bozuk iken beyniniz başka şeylerle de ilgilenir ve tüm dikkatinizi sürüşe veremezsiniz.

Oysa iyi bir sürüş için başka hiç bir şey yapmamanız, sadece sürmeniz gerekir, yüzde yüz odaklanma ile sadece sürüşü düşünerek ve yaşayarak sürmek en güvenli yoldur…

Bu gibi durumlarda sürenler bilir ki bir anda yüksek süratte olduğunuzu fark edersiniz. Ne ara o sürate çıktığınızı anlamazsınız bile. Zira aklınız başka şeylerle meşguldür…

Kas hafızası ise gerekli işlemleri düşünmeden, otomatik olarak ve iyi seviyede yapmak demektir. Kas hafızasını geliştirmek gaz açarken, fren yaparken, viraja girerken doğru komutları düşünmeden, ölçüp biçmeden, doğru şekilde ve kararında yapabilmek demektir. Tıpkı bisiklet sürmeyi öğrendikten sonra düşünmeden pedal çevirmek ve dönmek, durmak gibi.

Kas hafızasını geliştirmenin yolu ise alıştırma yapmak ve “doğruyu” otomatik hale getirmektir.

İlave: Sürüşe Odaklanmak amaçlı bu kullanım şekli hızxlı ilelemek ve temelleri beynimize yazmak için gereklidir. Ömrünüzü sonuna kadar böyle sürmek tabii ki gerekli değildir…

not: bu yazı OMM Bülten Ağustos sayısındaki bir makaleden esinlenerek yazılmıştır. OMM’ye bu önemli konuyu hatırlattığı için teşekkür ederiz 🙂

Bu yazı Püf Noktası ve Sürüş Teknikleri kategorilerinde yayınlanmıştır.

Kawasaki’nin Akıllı Yardımcısı ve Motosikletin Geleceği Üzerine Düşünceler

Rideology motosiklet asistanı Kawasaki’nin gelecekteki sürüş sistemi

Kawasaki Rideology adında, motosiklet sürücüsünün hissiyatına ve komutlarına göre hareket edecek olan akıllı sistemini duyurdu.

Bu yeni yaklaşım yakın zamanda motosiklet sürüşümüzü ciddi anlamda kolaylaştıracak gibi. Mesela alt fotoğraftaki gibi bir yol arkadaşını kim istemez?

Sol taraftaki sarı şemsiyeye dikkat. Yağmur uyarısı daha başlamadan veriliyor.

Kawasaki, sürücüyle doğrudan iletişime geçen yeni sistemiyle motosiklet ve sürücünün konuşarak anlaşmasını planlıyor. Sürüş tepkilerimiz  yada verdiğimiz cevaplar, komutlara göre hava durumu başta olmak üzere bir çok koşulda çözüm önerisi üretebileceği de açıklanan sistem, sürüşü kolaylaştıracak gibi.

Burada da sağ alta dikkat. Dönüş ve açısı hakkında bilgilendirme var.

Peki sadece bilgilendirme mi? Hayır esas yenilik aşağıdaki paragrafta.

Kawasaki’nin Duygusal Motor ve Doğal Diyalog Sistemi (Emotion Generation Engine and Natural Language Dialogue System- Rideology) adını verdiği sistem sürücünün o anki duygusal durumunu değerlendirip “o an” için doğru (geçerli) önerilerde bulunuyor. Bu yönüyle yepyeni bir özellikle karşı karşıyayız:

Tıpkı bir danışman, hatta arkadaş gibi önerilerde bulunan bir yapay zekadan bahsediyoruz.

İşte bu noktada yeni bir sürüş kavramı ortaya çıkıyor. Bugüne kadar motosikleti biz sürerdik ve biz ne desek onu yapardı. Yani motosikletimiz edilgendi (pasif). Oysa bu yaklaşım “Çok daha akıllı bir motosikletimiz” olacak demek.

Bunun için motosikleti bir çok yeni algılayıcı (mesela radar, yapay zekayı çalıştıracak kadar güçlü bir bilgisayar, internet bağlantısı, GPS) ile donatmak gerekecek tabii ki.

Ha derseniz ki sadece motosiklette mi? Aslında bu yaklaşım tamamen kaskta da toplanabilir. Kask firmalarının bu işe girmediğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hatta cep telefonları için de geçerli bir yaklaşım bu. Bir çok algılayıcının hali hazırda cep telefonlarımızda olduğunu düşünürsek en hazır altyapı da cep telefonlarımız.

Rideology etrafını gözleyerek o an için gerekli uyarıları bize sunacak.

Kısacası önümüdeki dört beş sene içerisinde ulaşılabilir fiyatlara kişisel motosiklet asistanımızla birlikte süreceğiz desek yalan olmaz 🙂

Videoda görüldüğü kadarıyla, sürücünün “Trafikten hoşlanmıyorum” komutuna, “Eğer 5 km/s daha yavaş gidersen yeşil ışığı yakalayabilirsin” önerisini sunan sistem muhtemel çarpışma ve tehlikelerde sürücüyü uyarabiliyor. Hava durumuna ve yol şartlarına göre sürücüne sürüş modu değiştirme önerisi de sunan Rideology (Kawasaki ona bu adı vermiş), virajlara yüksek hızlı girilecek olması halinde “fren yap” uyarısını da veriyor.

Rideology, güvenli sürüş sisteminin ana kuralı olan “Tara > Tanımla > Önceliklendir” kısmında büyük bir yardımcı. Acemiler için tehlikeleri azaltan çok ciddi bir yardımcı olacağı kesin. 

Fakat düşünmeden edemiyoruz. Rideology motosiklet asistanı Kawasaki’nin gelecekteki sürüş sistemi ama motosikleti kim sürüyor? Motosiklet sürmenin en keyifli ve geliştirici taraflarından birisi kişisel algımızı ve farkındalığımızı açmaktı. Doğru kararları hızlıca verebilmemizi motosiklet sürmeyi öğrenirken geliştiriyorduk. İyi bir sürücünün daha doğru kararlar verebilen biri haline gelmesini sağlayan taraftı bu.

Makine, insan ve yol diyorduk. Anı doğrudan hissetme, yolu ve çevreyi algılama; aracısız, doğrudan yolda olma ve her şey akarken, her şeyle uyum içerisinde akma. Kendi kararlarımızla keyifle sürmek, sevdiğimiz tarafıydı motosiklet sürmenin.

Bu tür sistemlerin sürüşün bu yönlerini baltalamamasını diliyoruz. Güvenlik için öz-gürlüğümüzü geliştirme şansını kaybetmemeliyiz…

Bu görsel her şeyi anlatır gibi aslında. Artık motosikletimiz de kararları, önerileri ile “kişi” olacak gibi, ne dersiniz?

RIDEOLOGY RESMİ TANITIM VİDEOSU

Rideology motosiklet asistanı Kawasaki’nin gelecekteki sürüş sistemi demiştik işte bu video da onu anlatıyor.

Kaynak: Kawasaki’nin devrimsel akıllı sistemi gün yüzüne çıktı [Video] – LOG

Bu yazı: Motosiklet Acemileri İçin, Motosiklet Tanıtım, Sürüş Teknikleri kategorilerinde yayınlanmıştır.

Asfaltın gücü, sürtünme ve doku kaybı

Motosiklet kaza yaptı mı motosiklet sürücüsü düşer. Düşme ile tabii ki ilk akla gelen kemiklerin kırılmasıdır. Bununla birlikte bilinçli sürücülerin esas korkusu asfalt hasarı, başka bir deyişle “Doku kaybı” dediğimiz durumdur. Doku kaybı ile ilgili yazıları en sonda dikkatinize sunuyorum.

Fakat bu yazının konusu asfaltın zarar verici gücünün yüksekliği. Asfalt sürtünmesi o kadar şiddetli zarar verir ki metali eritir. Bakın, asfalta sürtününce ne kadar büyük bir güç ortaya çıkıyor. Metalin bile anında eridiği bu güç; kask, mont, eldiven, bot, pantalon ile ancak kontrol edilebiliyor.

Motosiklet kazası asfalt hasar; işte anahtar kelimelerimiz 🙂

“Kemiğinize ne yapar siz düşünün…”

Montun, pantalonun içindeki korumalar (pad) bu sebeple çok önemlidir. Düştüğünüzde sürtünme noktalarında bulunan bu korumalar erir, etinizin-kemiğinizin erimesini engeller.

Önerilen Yazılar

Bu yazı Güvenlik Tavsiyesi – Görsel | Motosiklet Acemileri İçin | Video kategorilerinde yayınlanmıştır.

Motosiklet Baktığın Yere Gider

Motosiklet Dönüş Viraj Yatırma, Hepsi Bakışla!

İnsan vücudu tahminlerimizin ötesinde gelişmiş bir aygıttır. Hele beynimiz biz farkında olmadan bir çok değerlendirmeyi ve hareketi yapar. Bu işlemlerden birisi de  ”Motosiklet kullanırken baktığın yere gidersin” sonucunu doğurur. Yani siz farkında olmada, hatta komut vermeden, beyniniz nereye bakarsanız oraya gitmeniz için motosikleti yönlendirir.

Bu hayati bir kuraldır zira motosikleti sadece bakışla istediğimiz tarafa yönlendiririz evet. Bu hem doğru teknik hem de daha kolay dönüş demektir.

Fakat

kolaylık getirirken aynı zamanda yanlış yere bakıldığında istemediğimiz bir noktaya, yani kazaya götürmesi de mümkündür.

En önemli bilgi:

Bakışı gözlerinizle değil ÇENENİZLE YAPACAKSINIZ!
Motosiklet baktığın yere gider, ancak başınızı çevirirseniz. Bunun için viraj çıkışına çenenizle bakın.

Bakışı ayırmak, çıkışa bakmak, gözlerinizle değil ÇENENİZLE yapılan bir eylemdir…

Motosiklette Bakış Ayırma Örnekleri İçin Tıklayın

Örnek 1: Dönerken viraj dışına bakarak motosikleti doğru konumlandırırak güvenli ve rahat bir biçimde viraj alırsınız. Virajda en büyük yardımcınız bakışınızdır.


Artçının virajda sürücünün omzu üzerinden çıkışa bakışına dikkat ediniz. Sürücüyle birlikte bakışını ayırmış durumda.

Örnek 2: Dört yol ağzında önünüze çıkan araca bakakalırsanız, emin olun o araca çarpacaksınız. Oysa yapmanız gereken geçebileceğiniz sağa ya da sola bakmaktır. Bu şekilde baktığınız yere giderken aracın sağından ya da solundan geçip gideceksiniz (Kilitlenmek‘le ilgili bir yazım burada).

Sadece doğru yere bakarak motosikleti kolayca yatırırsınız; acemilerin bilmediği budur.

Motosiklette Bakış, Bakış Ayırma ile ilgili bir video için buraya tıklayın.


Dip Not: Bu olgu uçağın savaşta ilk kez kullanıldığı zamanlarda acı tecrübelerle öğrenilmiştir. Birinci Dünya Savaşında uçaklar kullanılmaya başladığında kaçınılmaz olarak uçaklar havada bire bir savaşa tutuşmaya başlamışlar. Fakat ilginçtir, rakibini düşüren pilotların da düştüğü gözlemlenmeye başlamış.

Bunun sebebinin pilotların vurdukları uçağı yere çakılana ya da patlayana kadar izlemeleri olduğu fark edildiğinde hala geçerli olan kural ortaya çıkmış: “Vurduğun uçağa bakma!” (yoksa doğrudan vurduğun uçağın enkazına girer ve hasar alırsın) zira uçaklar ve motosiklet baktığın yere gider.

Bu tür temel konuların işlendiği, motosikletin en önemli kitabı Motosiklet Yol Sanatı‘nı buradan satın alabilirsiniz (yeni sekmede OMM Türkiye sayfasına gider).

Sistemli Sürmenin Kuralları

Motosiklet sistem ile sürülür. Bu sistem OMM Yol Sanatı sistemidir (yazısı burada). Hep: “Eğitim, eğitim, eğitim.” diyoruz.

Eğitim dediğimiz bu sistemi anlatır o zaman, arada ana kuralları hatırlamakta fayda var. O halde, buyurunuz:

Sistem Akışı

Bilgi
Konum
Hız
Vites
İvmelenme

Bilgi > Konum > Hız > Vites > İvmelenme


4S Kuralı

Safety/Güvenlik
(sakınarak sür)

System/Sistem
(sistemli, sisteme uyarak sür)

Smoothness/Akıcılık
(ben zerafet/zariflik diyorum, zarifçe – yumuşakça sür)

Speed/Hız
(hızlı olma/yavaş olma gereken süratte, doğru hızda sür)
(Hızlı olmak, fazla süratli olmak değil, buradaki hız farklı bir olgu)

Özet

Motosiklet Sistem Sürüşü Nedir?

OMM temelli, “Yol Sanatı” kitabında anlatılan sürüş anlayışıdır. Kısaca: Bilgi > Konum > Hız > Vites > İvmelenme olarak ifade edilir.

Motosiklet Sistem Nasıl Öğrenilir?

Ana kitabı OMM Derneği’nin Yol Sanatı kitabıdır. Bunun dışında “ücretsiz teori eğitimi” şeklinde arama yaparak ücretsiz eğitimlere katılabilirsiniz.

Sistem nedir diyorsanız “Sistem Nedir?” yazımızı okumak için buraya tıklayınız.

Kaskımı Doktor Çıkartsın

Kaza anında kaskı çıkarmaya çalışmak (dikkat buyurun çıkarmak” bile değil, “çıkarmaya çalışmak) son derece yanlış bir harekettir.

Aşağıda anlatacağım sebepler haraicinde işin bir de hukuki tarafı var:

Kaza ilk yardımı kanunlara göre bizlerin işi değildir, hatta yasaktır. Belgeli eğitimi olmayan vatandaşların (daha çok açmak gerekirse tıp diploması, ilk yardım eğitimi, CPR eğitimi gibi konularda devletin tanıdığı belgelere sahip olan kişilerin haricinde) yaralılara müdahale etme hakları yoktur.

İyi niyetli olabilirsiniz ama savcı hakkınızda dava açabilir, kazazede ona zarar verdiğiniz için tazminat isteyebilir. Bunlar olmuyor sanıyorsanız (çok) yanılıyorsunuz. Bunun sebebi devletin bizi yetkisiz-yanlış-zarar verici müdahaleden koruma isteğidir. Eğer büyük şehirlerde iseniz inanın ambulansın gelme süresi yeterlidir; ek tehlike yaratmayınız; bilmediğiniz teknikleri uygulayamayacağınıza göre siz de tehlike haline gelmeyiniz…

Kazadan sonra kask hastanede çıkmalıdır. Bu sebeple özellikle ciddi bir kazadan bahsediyorsak lütfen bırakın kask hastanede doktor tarafından çıkarılsın.

“Motosiklet kazalarında kaskı çıkarmaya çalışırken kazazedeyi kolaylıkla öldürebilirsiniz.
Sakat bırakmak ise daha da kolaydır.”

Kaskı doktor çıkarsın çünkü kafatası kırıkları olabilir

Kazazedenin kafatası kırığı olup olmadığını bilmiyoruz. Eğer varsa ki kask takmamızın sebebi bu çünkü en ufak düşüşlerde bile kafamızı yere vurabiliriz, kask kafatasımızı bir arada tutan tek unsur olabilir. Kaskı çıkarırken kırık kafatasına zarar vereceğimiz kesindir…

kaskı doktor çıkarsın çünkü boyun yaralanmaları olabilir

Boyun yaralanmaları motosiklet kazalarında kolayca olabilecek yaralanma şekillerinden biridir. Ufak bir motosiklet kazasında dahi boyunda hafif çatlaklardan ağır kırıklara kadar çeşitli zararlar ortaya çıkabilir. Bu hasarlar alt kısımda kalan vücut kısımlarını etkiler. Felçli olmakla başlayıp daha da ağır sakatlıklardan hatta öldürmekten bahsediyoruz. Oluşmuş bir hasar varsa da kaskı çıkarırken daha da kötüye götürmek çok kolaydır.

“O zaman bir kazada yaralının kaskını çıkarmak bu kadar riskli ise çıkarmayalım diyebiliriz. Ki doğru tavır budur.”

Şimdi çıkarmayın diyoruz ama biliyoruz ki siz çıkartmak isteyeceksiniz. O zaman en azından aşağıdakileri okuyun, ki sakat bırakma ve öldürme tehlikesinin en yüksek olduğu durumları bilip kimseye zarar vermeyin 🙂

Kask Ne Zaman Çıkarılmaz?

Kaza yapan kişi bilinci açık, konuşuyor, solunumu rahat ve böyle devam ediyor kötüye gitmiyorsa:
KASKI ÇIKARMAYIN!

Yaralının bilinci açık boynunun ağrıdığını, elinin kolunun karıncalandığını söylüyorsa:
KASKI ÇIKARMAYIN!

Yaralının bilinci kapalı, ama solunumu rahat ağzında, burnunda herhangi bir yaralanma belirtisi yok. Solunumu takip ederek:
KASKI ÇIKARMAYIN!


Peki bunun haricinde ne yapmalı? Eğer boynum ağrıyor, kolum bacağım karıncalanıyor, kolum bacağım tutmuyor diyorsa:

  1. Ne yaparsanız yapın boynun asla yan taraflara eğilmesine, arkaya bükülmesine sağa sola dönmesine asla ama asla izin vermeyiniz.
  2. YAPMAYIN ama kaskı çıkarmak gerekiyorsa kullanabileceğiniz tek yön [kazazede yerde sırt üstü yatarken] kaskı, ayakların ters yönüne doğru dümdüz çekmektir.

“Kaskı çekmek için tek serbest yön: ayakların zıt yönü.
Aşağı,yukarı,sağa, sola yok. Dümdüz ayakların aksi istikametine
Kaskı çıkarırken kullanacağımız tek yön bu.

  • Bu işlem sırasında boynu mümkün olduğunca sabitleyin; elden geldiğince boynun oynamasına izin vermeyin.
  • Kaskın alt kısmında çene üzerinde bağlanan kayışlar vardır. Bu kayışlar çıkarma işini kolaylaştırır:
    • Bir kişi boynu sabitlerken
    • ikinci bir kişi kayışları dışa doğru çekerek kaskı esnetir
    • üçüncü bir kişi kaskı çıkarır

İşte yuklarıdaki tüm sebepler yüzünden:
KASKI DOKTOR ÇIKARSIN

Yazı tavsiyeleri

Bu yazı Motosiklet İlk Yardım Kategorisinde yayınlanmıştır. Kategorinin diğer yazıları için lütfen buraya tıklayınız.

Yokuşta Park

Motosiklet yokuşta park etmesi zor bir araçtır. Fakat doğru teknikler kullanılırsa kolayca halledebilirsiniz:

Yokuşta park gerekiyorsa motosikleti yokuş yukarı (ön tekerlek yukarıya) gelecek şekilde park etmek mantıklıdır.

Zevzeğin birisi gelip debriyajı sıktığında oluşacak hareket, bu konumda yan ayağa yaslanır ve motosikletimizin düşmesini engellemiş oluruz.

Kafa yokuşun aşağısına bakıyor ise, debriyaj çekildiğinde o güç motosikleti kolayca düşürür.

Tabiidir ki en saÄŸlamı arka tekerleÄŸi bir yere (mesela kaldırıma) dayamaktır. Bu hem ön tekeri yokuÅŸun yukarısına alır, hem de kayma tehlikesini ortadan kaldırır.

Arka tekeri kaldırıma dayama işi özellikle acemiler için iyidir zira kalkışta kaymayı ya da kaçırmayı da önler.

Yanal Denge

Yokuşta park edilmese de bazen yerin sola ya da sağa yatıklığı olacaktır. u durumlarda zemin ilk (soldaki) görseldeki gibi ise fazla dik konumdayız. Bu şekilde park mümkün değildir. Motosikleti çevirip sağ görseldeki hale getirmemiz lazım.

Fakat en saÄŸdaki görsel de doÄŸru deÄŸil? Evet, yine de saÄŸdaki ÅŸekilde bırakmak yerine ayaklığın altına bir taÅŸ ya da yükseltme koyarak kötünün iyisini elde edebiliriz 🙂

YokuÅŸta Bekleme

Bir diÄŸer nokta da yokuÅŸlarda durma meselesidir.

SaÄŸ ayak frende, sol ayak yerde.

Fotoğrafta görüldüğü üzere sağ ayak frende olduğu zaman, kaymayı yok ederiz (ve yokuş yukarı kolayca kalkarız)

Motosiklette yokuÅŸta park ve kalkış: Ä°ÅŸte bu kadar basit 🙂

“Motora Çok Fazla Binmeyin”

MotorHikayesinin Notu:
Bildiğiniz gibi bir süredir motosiklet camiasının içerisindeyim. Özellikle kulüp işlerine dahil olduğumdan beri (kulüp şimdi İzmir motosiklet derneği haline geldi) gözlemlediklerim bu yazıda bire bir var.
Dernek yönetimi olarak bu sıkıntıları yaşıyor ve “ego” temelli olduğu için çoğu zaman çözemiyoruz.


Bu nedenle aşağıdaki yazıyı dikkatle okumanızı ve özeleştiri yapmak amacıyla bu yazıda yazılanların ışığında kendinizi değerlendirmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

Motorcu Kimdir Neler Düşünür Neler Yapar? Bunu Hİç Düşünüyor Musunuz?

*
Aman… Motora Fazla Binmeyin…

Özellikle “eleştiri eğrisi” ile nasıl başa çıkabileceklerini OMM’de katıldığı kurslarda başarılı olarak kanıtlamış arkadaşlarım ve sürücü dostlarımın, mükemmeliyet ve ustalık düzeyinde sürücülük üzerine yaptığım çağrılara her seferinde verdikleri tepkileri hayretle izliyorum.

OMM’nin Türkiye’deki 10 yıllık geçmişi içerisinde, derneğe katılan ve hevesle çalışmaya devam eden, zaman içerisinde ayrılıp da tekrar geri dönen, motosiklet camiasından üzüntülerimiz ile ayrılan ve hatta para ve gurur için kalan birçok sürücü gördüm

Motosiklet sürüşü tecrübelerinizi paylaşmak ve motosiklet camiasına katkıda bulunabilmenin en doğru yolu kesinlikle, bunu yapmanın neşeli ve alaycı yönünü de hesaba katarak, motosikleti yaşamınızda doğru bir yere yerleştirmenize bağlıdır. Bir cümle ile özetlemek gerekirse; her şeye ve herkese yaşamımız içerisinde doğru bir yer biçebilme yeteneğinizdir.

Burada John Ruskin’den bir alıntı yapmak istiyorum: insanların yaptıkları iş’te mutlu olabilmeleri için, şu 3 şeye ihtiyaç vardır:
– Bu işe uygun olmalıdırlar
– Yaptıkları iş’te aşırıya kaçmamalıdırlar
– İçinde biraz da başarı olmalıdır.

Eminim herkes “işe uygun olmak” ne demek anlamıştır. Motosiklet kullanmayı seviyor ve sürüşünüzü tutku, bilgi ve güvenle yapmak istiyorsanız o zaman OMM işleri için uygunsunuz demektir.

Doğal olarak, uzun mesafeleri yorgunluk ve baskı altında kalmadan sürebilmek için fiziksel yeterlilik, hepsinin üstünde ise sosyal hayatın getirdiği tüm gerginliklere rağmen, takım çalışmasını tolere edebilecek zihinsel yeterlilik gerekir.

Doğru yaptıklarımızla tanınmanın doğal bir sonucu olarak herkes başarıyı isteyip arzuladığı için, “İçinde başarı da olmalıdır.” ifadesini de her birinizin anladığınızı sanıyorum.

Doğal olmayan şey ise, “Sonuç ile değil (başarı için doğruyu yapalım), çabalarımız (sonuç almak için harcanan zaman) ile tanınalım.” talep ve iddiasında bulunmaktır.

Mükemmellik arayışı sırasında çaba (zaman, enerji, kaynaklar) önemli ve kışkırtıcı bir bileşendir. Başarı ise ancak o çabalanan göreve uygun bir sonuç üretilirse meydana gelir. Sadece çabayla tanınmak, övgüler almak, güçlü olmak için talepkar ve iddialı olmak çocuksu ve yetişkin olmayan bir tavır olup OMM işleri için uygun değildir.

Fark edilmek, teşekkür edilmeyi ve övülmeyi beklemek ve varsaymak çocuksu ve toy bir davranıştır ve uygun değildir; Bu daha çok sınavlarında başarılı olamayan bir çocuğun “saatlerce ama saatlerce çalıştım…” diyerek kendini mazur göstermeye çalışması gibidir. Eğer az emek harcayarak iyi ve uygun neticeler elde edebiliyorsanız, bu sizin için iyi demektir, çünkü ne yazık ki terleyene madalya takılmaz.

Anlaması daha zor olan ise, Ruskin’in ortada söylediği “işlerinde aşırıya kaçmamalıdırlar” cümlesidir ki, bu, açılışta söylediklerime dönecek olursam, OMM’yi yaşayan birçok sürücüyü neden gördüğümün ve görüyor olduğumun izahatıdır.

Ruskin’in söyledikleri ile çelişip çok fazlasını yapmak, kişinin daha fazla istemesine neden olur: bu aşamada da kişi kimsenin kendisine söz vermediği şeyleri, düş dünyasında kurduğu beklentileri talep etmeye başlar. Beklenen “başarı ve tanınma” gelmediğinde de maskeler düşer ve kişi saçma sapan işler için boşa harcadığını zannettiği zamanın acı tadı ile karşı karşıya kalıverir.

Tutkulu sürücülerin bir arada oldukları bir topluluk tehlikelidir; coşkuyu kışkırtır, imrendirir, rekabeti kızıştırır.. Daha fazlasını yapmaya çalışmak zorunlu hale gelir… Sonuçta; aslında hayatımızda küçük bir yer tutması gereken bir işe (motosiklet sürmek gibi) çok fazla enerji ve zaman ayırmaya başlarsınız.

Başarısızlık ve takdir edilmeme ayrılık, kıskançlık ve dargınlık getirir. Eleştiri ve değişikliklere karşı çıkılmaya başlanır: basitçe “reddetme” –eleştiri eğrisinin ilk aşaması- ve takımı daha uygun ve kolay uğraşlar için terk etmeye giden davranışlar.

Tanınmayı yaşam tarzı olarak benimsemiş, bu yüzden de kişisel zafer peşinde o takımdan bu takıma koşan sürücülere söylenecek fazla bir şey yok: ama mükemmelliği giden yolda tutku ile koşanları rahatlatmak için bir kaç şey söylemek isterim:

“Sürücülükte “büyük” olmak hayatın en önemli amacı değildir. İki teker hakkında bilinebilecek her şeyi bilmek, “viraj alma sanatı” gibi fanteziler, neysek, ulaşmak istediğiniz mükemmeliyet yolunda fazlaca bir şey ifade etmemektedir.”

Nereye gittiğiniz, kiminle gittiğiniz önemli değildir: kişi, “kendisiyle” yüzleşmekten kaçamaz: bu randevu ertelenemez. İşte; “yüzleşmek” dediğimizde hiç bir zaman “gereğinden fazla” olmayacak hareketlerimizden bir tanesidir.

Bu yazı OMM İngilizce bülteninin 100. Sayısında Paolo Volpara tarafından kaleme alınmış “Do Not Have Too Much Of Riding” başlıklı makalenin OMM Derneği Başkanı Yiğit Güler tarafından tercümesidir.

Bu yazı Motosiklet Makaleleri kategorisinde yayınlanmıştır. Kategorinin diğer yazıları için buraya tıklayınız.

Sistem Nedir?

Andy Longshaw (Wookie). Londra IAM Grubu’nda Kıdemli Gözlemci. 2004 senesinden beri sık aralıklarla Türkiye’ye gelip, Türk sürücüler ile eğitimini ve tecrübelerini paylaşıyor.

“Sistem her yerde işleyebilir. İşte bu nedenle size yalnızca ‘işe yarayan’ bir plan verdiğini ve bunun bir sabit kurallar dizisi olmadığını anlamanız önemlidir.”

Sistem’i kullanmak size zorluklardan kaçınabilmek ya da onlarla yüzleşebilmek  için vakit sağlar.

Sürüşünüz daima Emniyetli, Sistematik, Akıcı ve Uygun Hızda olmalıdır.

İster ana yolda 160 km hızla ya da Surrey’de bir kasaba yolunda 40 km hızla gidin, hiç fark etmez.

Levent: Türkiye’de dört yıldır sürücüleri eğitiyorsunuz ve Türkiye’nin zorlu yollarında, pistlerde ve bazen de off-road parkurlarda bir çok motosiklet sürücüsünü sürüş esnasında izlemiş olmalısınız. Size göre Türkiye’de motosiklet kullanmanın zor tarafları neler? Ve Avrupa’dan farklı olan neler var?

– Andy: Türk sürücüler bazen kendilerini fazla zorluyorlar. RAHATLAYIN. Eğer keyif almıyorsanız yapmanın ne anlamı var? ‘Zorluklara’ gelince, karşılaştığınızda göğüslemeniz gerekir. Kasaba yolları bazen kaygan olabilir ama hep ileriyi planlamalısınız. Londra ve İngiltere’nin güney doğusundaki sürücüler ÇOK agresifler ve bence Türk sürücüler bizimkilerin bazı davranışlarını görseler hayrete düşerlerdi. Yol öfkesinin icat olduğu yer burası.

– Levent: OMM “yol sürüşüyle” ehliyet sonrası eğitimi veren tek grup. Tanıştığınız sürücülerin genel bilgi seviyesi hakkındaki değerlendirmeniz nedir?

– Andy: Bilgi yalnızca pratiğe dökülebildiğinde faydalıdır. Roadcraft’ı okuyan OMM sürücüleri unutmamalıdır ki bu bir rehber kitaptır, kurallar kitabı değildir. İleri sürüş eğitimi alan tüm sürücüler kendilerini geliştirmek istiyor. Bazıları diğerlerine göre daha çok gelişecektir.

*

– Levent: Şimdiye dek sürdüğünüz en iyi yollar hangileri?

– Andy: Kazanan Norveç olur.

*

– Levent: Peki ya en kötüsü?

– Andy: Yolun suçu değil. Muhtemelen yalnızca siz/ben kötü bir günümüzdeyizdir.

*

– Levent: Türkiye için en uygun motosiklet hangisidir?

– Andy: R1200GS. V-Strom. Ayrıca yeni F800GS’in de Türkiye’de nasıl bir performans göstereceğini görmek de ilginç olacaktır. Bence solo sürücü için en iyi motor o olabilir.

– Levent: Son olarak, Türk motosiklet kullanıcılarına aktarmak isteyeceğiniz en önemli tavsiye.

– Andy: Rahatlayın. Tüm dikkatinizi toplayın. Ve eğer keyif almıyorsanız DURUN!.

*

Sistemin ana kaynağı: OMM’nin “Motosiklet Yol Sanatı” kitabıdır. İlgili yazı burada.

Görüldü: http://ommriders.com/pages/post.aspx?postId=1018

Büyük Araçlar ve Kör Noktalar

Büyük araçların kör noktaları en tehlikeli yerler

Motosiklet sürüşünde trafikle akarken özellikle büyük araçların kör noktalarına dikkat etmeli çünkü buralarda görünmüyorsunuz!

Bu görseldeki motosikletlerin hiçbirisi kamyon sürücüsü tarafından görülmüyor.

Bu noktaları unutmayın ve buralarda uzun süre kalmayın, döner kavşakları ve yol ayrımlarını buralarda karşılamayın. Hayatta kalın…

38.402110427.0366024