Yol hipnozu: Neden mola vermeliyiz?

Yol hipnozu nedir?

Yol hipnozu, çoğu sürücünün bilmediği, gerçekleştiğinde farkında olmadığımız fiziksel bir durumdur. Kısa ifadesiyle:

Yol hipnozu beynin değerlendirme işini bırakması ve motorlu araç sürüşünü artık becerememesidir.

Motosiklet sürüşü güvenli olması için belirli bir sistemle (bileşke) yapılmalıdır. Bu sistemin aşamaları TATKU (ya da SIPDE) olarak hatırlanır: Tara, Anlamlandır, Tahmin Et, Karar Ver, Uygula. Görüldüğü üzere güvenli motosiklet sürüşü için zihinsel faaliyet şarttır. Çünkü iyi bir sürüş esas olarak beyinle yapılır. Eğer TATKU, SIPDE, Sistem, OMM kelimelerini ilk kez duyuyorsanız lütfen ilgili yazıları kendi güvenliğiniz için okuyunuz (ilgili kelimelerin üzerine basarak, sayfaları yeni sekmede açabilirsiniz).

Yol hipnozu ne zaman, nasıl?

Aşağıdaki rakamsal ifadeler otomobiller için geçerlidir. Motosiklet sürücüleri için bu süre en fazla bir buçuk saat ya da yüz elli kilometre olarak hesaplanmalıdır. Bunun sebebi motosiklet sürerken zihinsel keskinliğimizin daha erken yorulmasıdır.

  • Yola çıkıldıktan (ortalama*) 2.5 saat sonra yol hipnozu başlar.
  • Hipnoz olan sürücünün gözleri açıktır, ancak gözün gördüğünü beyin kaydetmez, analiz etmez**.

* Bu rakam ideal şartlarda, genel bir kavramdır. Uykusuz iseniz daha erken olur. Klimasız, sıcakta, susuz kalmış iseniz daha erken başlar. Dolayısıyla, iki buçuk saat rakamına güvenmeyiniz. Hatta güvenliğiniz için daha erken başlayacağını düşününüz.

** Çevresel görüşün, değerlendirmenin, durumsal farkındalığın düştüğü; bunun sonucunda da karar verme becerisinin artık sağlıklı, yeterli olmadığı halde sürüş yapılır. Sürüşe, tehlikeler fark edilemez, gerekli sakınma tepkileri verilemez halde devam edilmektedir.

Yukarıdaki olumsuz etkiler bir araya geldiğinde ne olur?

Yol kenarında duran araca veya önde giden giden TIR’a arkadan çarpma kazalarının bir numara sebebi yol hipnozudur. Bakarsınız ama görmezsiniz, kazadan kaçınamazsınız.

Yapılan araştırmalara göre:

Yol hipnozu olan sürücü, çarpma anına kadar son 15 dakika hiçbir şey hatırlamaz.
Kaç kilometre hızla gittiğini, önündeki aracın hızını doğru değerlendiremez. Çarpışma hızları genellikle 140 km./saat ve üzeri hızlarda gerçekleşir.

Yol hipnozu nasıl engellenir?

Yol hipnozundan kurtulmak için düzenli aralıklarla mola, ara vermek gerekir. Otomobil kullanırken 2 veya 2.5 saatte bir 15 ya da 30 dakika durmak, hava almak, yürümek, çay kahve içmek gerekir. Bu süre motosiklet sürücüleri için en fazla bir buçuk saat ya da yüz elli kilometre olarak hesaplanmalıdır. Bunun sebebi motosiklet sürerken zihinsel keskinliğimizin daha erken yorulmasıdır.

Yol hipnozunun gerçekleşmesi uzun yolda, otomobil sürücüleri için 4. saatten itibaren zirve yapar. Başka bir deyişle dört saatlik sürüşten sonra yol hipnozu kaçınılmaz hale gelir diyebiliriz. Motosiklet sürücüleri için raporlanmış, çalışılmış bir rakama ulaşamadım. Yine de güvenlik marjını yüksek tutarak:

Yol hipnozunun kesintisiz iki saatlik motosiklet sürüşünden sonra başlayacağını söylüyorum.

Yolda giderken belli yer ve araçları not edip hatırlama yapmak gerekir.

Son 15 dakika hiçbir şey hatırlamıyorsan, kendini ve yolcuları ölüme götürüyorsun demektir.

  • YOL HİPNOZU gece daha çok olur ve yolcular da uyuyor ise, durum çok vahimdir.
  • Sürücü her 2.5 saatte durmalı, dinlenmeli.. 5-6 dakika yürümeli ve zihni sürekli açık olmalıdır.

Burası çok önemli, motosiklet sürücüsü için bu zaman aralığı en fazla bir buçuk saat ya da yüz elli kilometredir. Bunun sebebi zihinsel keskinliğimizin daha erken yorulmasıdır.

  • Gözler açık fakat zihin kapalı ise, kaza kaçınılmazdır…

Bayram kazalarının en çok görülenine lütfen dikkat edip, okuyup okutalım.

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz’un gönderisi temel alınarak hazırlanmıştır. Kendisine teşekkür ediyorum.

İlgili yazılar

Motosiklet ile uzun yol planlama hakkında öneriler okumak isterseniz buraya tıklayınız.

Motosiklet sprey folyo kaplama

Sprey folyo kaplama ile jant, kask, çanta, grenaj yepyeni oluyor

Hatırla mısınız ya da biliyor musunuz bilmem, bir ara Plastidip adında bir kaplama markası çıkmıştı. Bu ürün onun ucuz muadili. Sprey plastik kaplama olarak tanımlayabiliriz. Bu kaplama işlemi renk değiştirmek için kullanıldığı kadar, boyayı güneşten, taş izlerinden korumak için de tavsiye ediliyor. Sprey folyo kaplama gibi de düşünebilirsiniz bu ürünü.

Plastik kaplama uygulama

Ben çocuk kaskı kapladım. Adımlar bildiğiniz gibi. Daha iyi tutunma sağlamak için hafif zımpara, iyi temizleme ve sprey boya gibi uygulama. Üzerinde 25 cm. (yaklaşık olarak bir karış) uzaktan sıktım. Sprey folyo kaplama ilk katta tam kapamadı ama üst üste iki kat da uygulamadım. Önce tamamını bir kat geçtim, kurumasını bekledim. İkinci katı sonrasında, ilk kat kurumuş iken uyguladım.

Sonuç

Sprey kaplama ne kadar sürede kuruyor?

Üzerinde yazana göre iki kat arasında on dakika beklemek yeterli. Yeni katı vurmadan önce (tercihan mikro-fiber bezle) tozları temizlemeyi unutmayın.

Yalnız şuna dikkat edin: son katın kuruması için 1-2 saat bekleyin diyor kullanım kılavuzu.

Nereden alırım?

A101‘den almak isterseniz buraya (her zaman satışta olmayabilir), Trendyol için buraya, N11‘den almak için de buraya tıklayabilirsiniz.

Sprey folyo kaplama nasıl sökülüyor?

Çıkarmak istediğinizde vinil folyoda olduğu gibi soyarak çıkarmanız mümkün. DüzKontakAdam’ın bu konuda videoları var, buradan görebilirsiniz.

Sprey folyo kaplama basınçlı su ile çıkıyor mu?

Çok zorlamaz iseniz hayır. Normal yıkamalarda sorun yok. Zaten basınçlı suyu araca yakın tutmamak lazım. O güçteki su lastiklere hatta boyaya bile zarar veriyor malum.

Motosiklet bakım tavsiyeleri

Ana Sayfa » Blog » Yıldızlı Yazılar – En Önemli Konular

Motosiklet bakımı için temel bilgiler rehberi

Her motosiklet sahibinin illa ki motosiklet bakımına dair fikirleri vardır. Bir motosiklet sürücüsüne makinelerinin bakımını nasıl yaptıklarını sorun ve yıllardır öğrendikleri birbirinden farklı usul, ipucu ve tavsiye duyarsınız. Bu tavsiyelerin büyük çoğunluğu kulaktan dolma bilgilerdir (çünkü okuyan bir toplum değiliz). Sorun şu ki bazıları zarar verici işlemlerdir. Sorunu çözmüş gibi görünseler de daha büyük sorunlara sebep olmaları işten bile değildir.

Sürücü ne kadar deneyimli olursa belirtileri, ipuçlarını o derece kolay yakalar. Bununla birlikte deneyim söz konusu olduğunda en iyisi bir motosiklet ustasına sormaktır. Sonuçta hepimizden fazla motosiklet gördüğü ortada. Listemiz bu yüzden yıllardır bu işi yapan bir ustanın tavsiyelerinden oluşuyor.

Buradaki motosiklet bakım tavsiyeleri ile sorunları kolay yoldan engellemek, cebinizi ve konforunuzu korumak elinizde. Fakat önemli olan buradaki tavsiyeleri alışkanlık haline getirmek.

1- LASTİK BASINCINIZI KONTROL EDİN

Soğuk havalar, motosikletinizin lastik basıncını ciddi derecede düşürmek için yeterlidir. Bu nedenle kış aylarında lastik basıncınızı kontrol etmek daha da önemlidir. Bizi yolda tutan iki parça lastik olduğu için, küçük bir değişiklik bile yol tutuşunda büyük bir fark yaratabilir.

Benzin istasyonlarındaki ölçüm cihazları kalibre olmadığı için düzenli kontrollerinizi kendi göstergenizle yapın.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

Motosiklet lastik basıncının kontrol edilmesi

2- MOTOSİKLET ZİNCİRİNİ YAĞSIZ BIRAKMAYIN

Yağışlı havadaki sürüşler, zincirdeki yağı çabucak temizler.

Kuru veya paslı bir zincir daha çabuk aşınır ve yakıt tüketiminizi arttırır; bu nedenle kontrol alışkanlığı edinmelisiniz.

Zincir yağlamayı sürüşten önce değil, sürüş sonunda yapın. Zinciri henüz sıcakken yağlamak ve gece boyunca baklaların içine nüfuz etmesini sağlamak en iyi sonucu verir.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

Motosiklet zincirinin yağlanması

3- DOĞRU ZİNCİR GERGİNLİĞİNİ KORUYUN

Motosiklet zinciri, esasen yüksek hızda uçar gibi hareket eden ağır bir metal parçasıdır. Doğru gerginlikte olması zorunludur. Zincir gerginliği için esneme payı kontrol edilir. En doğru bilgi forumlarda değil, kullanıcı el kitabınızda bulunur.

Zincir zamanla esneyen bir parçadır, motosikletiniz ne tipte ne model olursa olsun, zincir gerginliğine her zaman dikkat edin.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

Motosiklet zinciri gerginliğinin kontrol edilmesi

4- Motosikletinizi temiz tutun

DÜZENLİ olarak yıkayın ve özellikle kışın motosiklet sürüyorsanız bu zorunludur.

Kışın yollar tuzlanır. Kaya tuzu, buzu çözer ancak metal için de yıpratıcı ve aşındırıcı etkisi vardır. Tuzlu bırakıldığında motosikletiniz hızlı yaşlanır.

Bu nedenle kışın her sürüşten sonra motosikletinizi yıkamaya alışın.
Sabunlu ılık su size basit gelebilir ancak tuzu yıkamak için çok iyi bir yoldur.

5- Motosiklet basınçlı suyla yıkanmaz

Kolay gelir, eğlencelidir ve kolaydır evet. Hele soğuk havalarda, uzun bir sürüşten sonra, yorulduğunuzda. Fakat zararlıdır, yüksek basınçlı su, lastiklere, contalara zarar verebilir. Hatta radyatör kanatlarını yamultmakla kalmaz, delebilir. Etiketleri soyabilir, hortumları zedeleyebilir.

“O zaman neden var?” uzaktan tutmak için; biz dibine kadar sokunca zararlı oluyor…

6- Frenlerinizi kontrol edin

Motosikletinizi dinlemek her zaman iyidir. Garip, farklı sesler uyarıdır fakat özellikle frenleriniz için alarm zilidir.

Siz yine de en ufak şüphede, farklı sesi duyar-duymaz ya da alışılmadık titreşim, kaçırma gibi belirtilerde ustanızı arayın ve “Gel.” derse ertelemeyin. Tedbirli olmak sonrasında üzülmekten iyidir.

7- Motosiklet akünüzü her zaman tam dolu tutun

Kötü havalarda daha az motosiklet sürüyorsanız, akü bakımı zorunlu hale gelir. Akü kutup başlarını ayırın. Şarj cihazı alın ve çalıştırarak değil, cihazla şarj edin.

Söküp ustanıza ya da akücülere götürerek de şarj ettirebileceğinizi unutmayın.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

8- Motosiklet örtüsü brandası kullanın

Diyelim ki aynı motosikletten iki tane var. İkisi aynı zamanda aynı kilometreyi yapmış ama biri açıkta, diğeri de örtüyle duruyor olsun.

Birkaç yıl sonra ne kadar farklı göründüklerine inanamazdınız. Kapalı alanda tutma şansınız yoksa iyi bir motosiklet örtüsü en iyi koruma yoludur.

Motosikletinizi örtmeden önce soğuması gerektiğini unutmayın…

8- Motosikletinizde alet takımı bulundurun

Büyük ya da küçük, her motosiklette ufak da olsa bir alet-tamir takımı bulunmalı. Her şey olmasın varsın ama lastik ve gevşek vidalar için yeterli aletler mutlaka bir gün işinize yarayacaktır.

Far lambası, sigorta, fren-gaz-debriyaj telleri, kontakt spreyi gibi işe yarar malzemeler hem az yer tutar, hem de ihtiyaç olduğunda hayat kurtarır.

Unutmayın, motosiklet bakım tavsiyeleri işe yarar ama asıl kaynağınız kullanıcı el kitabınızdır. Elinizde yoksa internet araması ile ulaşabilir, (ücreti karşılığında) üretici firmadan alabilirsiniz. Motosikletinizi korumanın en iyi yolu, üreticinin talimatlarına uymanızdır.

Bakım ve koruma ürünleri arıyorsanız bu adres size yardımcı olacaktır: Motul koruma ürünleri.

Motosiklet bakım tavsiyeleri yazısı Güncel, Kış, Motosiklet Acemileri İçin, Püf Noktası ve Tamir-Bakım kategorilerinde yayımlanmıştır.

“Ben yaparım” hayır, yapamazsın

Motosiklet eğitimindeki engel

Eğitim yaparım yapamazsın tartışması değildir. Eğitmen, sizinle tartışmak zorunda değildir. Sizden daha çok bilen, sizi ikna etmek zorunda değildir. Talebe, yani “talip olan” sizsiniz, talip olduğunuz şey bilgiyi almaktır. Kafanıza yatmazsa ikna edilmeyi beklemek değildir eğitim…

motosiklet.net devamlı olarak takip ettiğim bir forum. Genelde acemi arkadaşlara aralıksız anlatmaya çalışıyoruz fakat bazen umutsuzluğa kapılmıyor değiliz 🙂

Eğitim yaparım yapamazsın meselesi değildir. Talebe, talep eden demektir zaten. Hem sorup hem de reddetmek… Neyse. Bir gün, ileride de bağlantısını verip aynı şeyleri yazmak zorunda kalmamak için aşağıdaki metni yazdım. Eğitim nedir, nasıl öğrenilir; bu konuda içimdekileri yazdım; buyurunuz:

Eğitim yaparım yapamazsın meselesi değildir

Arkadaşlar şu hastalıktan kurtulmamız lazım: “Ben yaparım” hayır yapamazsın*.

“Kırmızı ışıkta geçemezsin.” dediğin adam geçip, pencereden sarkarak sana: “Bak geçtim işte?” diyorsa olay bellidir.

  • Bu kişi cahildir (cehalet bilmeme değil, öğrenmeme inadıdır).
  • *Bu kişi anadilini bilmiyordur; oradaki imkansızlık değil, yapmamalısın demektir.

Bu adama verilecek bir tek cevap var: “Aferin kardeşim. Ben hatalıymışım kusura bakma.”
Bu tavırla karşılaşmak sizin tercihiniz, saygı duyuyoruz 🙂

Eğitim kendinizi kanıtlama yeri değildir

Şurasını netleştirelim: eğitim yaparım yapamazsın tartışması için aynı seviyede kişiler gerektirir. Oysa ki siz bilmiyorsunuz, sorduğunuz kişi biliyor. “Bu yapılmaz.”, “Bu yanlış” yada “Bu böyle olmalı.” dendiğinde işi yaparım-yapamazsın tartışmasına sokmanın bir anlamı yoktur.

Tartışılmış, yorum değil bilgi olan şeyin yanlış dediğini sen yapsan da yanlış olacak, bunu kabullenemeyecekseniz, eğitime gelmeyin.

Hem fikir sorup hem de ortak akıla karşı çıkmak sizin (yaşınızdan bağımsız olmak üzere) ergen olduğunuzu gösterir. Zor olanı başarabileceğinizi görmek bizi ilgilnendirmiyor. Bize kanıtlayacağınız bir şey yok, üstelik bize ne kadar kabiliyetli olduğunuzu göstermek size de bir şey kazandırmayacak ama yine de siz bilirsiniz.

Gelelim bilgiye. Burada bazı kişiler konuya hakim, üzerine bir de tecrübeleri var. İnandıkları şeyleri değil “bildiklerini” anlatıyorlar. İki kere ikinin dört etmesi “fikir” değildir. Ben bunu söylediğimde kişisel kararım olmaz bu. Sen “olgusal” olana, bilgiye karşı çıkarsan bana karşı çıkmıyorsun, insanlığın birikimini yok sayıyorsun.

Her seferinde her şeyi uzun uzun anlatmak hem vakit kaybı hem de gereksiz. Olgun kişi gerekeni yapar; ergen de istediği olsun diye kastıkça kasar. Gidin kafanızı kırın arkadaşlar, kimsenin sizi ikna etmek gibi bir yükümlülüğü yok, buna karşın sizin daha iyi olmak gibi bir mesuliyetiniz var, hayata borçlusunuz bunu, bize de değil…

Yapma/olmaz denen nedir?

Olmaz dediğimiz: riskli. Sen hayatını sağlığını tehlikeye atmak istiyorsan ben sana ne diyeyim? Ama şunu sor kendine: “Ben neden kendime değer vermiyorum?” çünkü kıymetli hissetsen kendini, riske atmazsın…

Üzerine alınan varsa niyetim onu kırmak değil lakin arada doğruları olduğu gibi söylemek zorundayız. Bugüne kadar toprağa verdiklerim oldu; inadından zarar gören çok sürücü gördüm ben. Toplu sürüşlerin bir çoğunda aynada gördüklerim yüzünden iki vites aşağıda gittim çünkü adam kuyruğuma takılıp sürüyor ve biliyorum ki ilk orta sert virajda ben döneceğim, o dışarıya çıkacak. Bunu yapıyorum, gün boyunca keyif alacak sürüşüm yerine o adamı koruyacak şekilde sürüyorum ve yapmalıyım da zira insan hayatı çok kıymetli ve çok kırılgan; tek hata platin demek, sakatlık demek. Aynısını karşıdaki kişiden de beklemek hakkım benim.

Kendinize değer verin.

Gerçek hayatta yapamadığınız hiçbir şeyi motosiklet üzerinde yapamayacaksınız; bunu asla unutmayın…

Sonuç

Eğitim, yaparım yapamazsın çekişmesi değildir.

Bu yazı Felsefe ve Yıldızlı Yazılar – En Önemli Konular kategorilerinde yayımlanmıştır. Kategorilerin üzerine tıklayarak diğer yazılarını görebilirsiniz.

Motosiklet Fren Gücü

Doğru yapılan motosiklet fren gücü o kadar yüksek, tutuşu o kadar fazladır ki kafadan takla atmanıza bile sebep olabilir.

Burada olan şey şudur: ön tekerin tutuşu o kadar fazla ki kaymıyor. Dolayısıyla yere tutunan (hatta asfaltı ısıran) lastik tüm frenleme gücünü motosikleti yavaşlatmak için kullanıyor. Frenlemenin bir etkisi var: ağırlık aktarımı (transferi). Frenleme böylesine güçlü olduğunda ağırlık tamamen ön tarafa yığılıyor. Ağırlık o kadar öne akıyor ki arka taraf ağırlıksızmış gibi havaya kalkıyor 🙂

Bu bilinçli olarak yapılırsa adı stoppie oluyor. Stop kelimesini zaten yakalamışsınızdır. İşte stoppie durmaya yakın hız ve anlarda yapılıyor. Bununla birlikte videodaki durum farklı çünkü isteyerek yapılmıyor. Düşük hızlarda da değil sürücü. Burada sorun fazla hızlı ve istemeden yapılıyor olması. Tehlike sebebiyle freni de bırakamadığından motosiklet fren gücü o kadar fazla ki tombalak gündeme geliyor…

video özgün bağlantısı https://youtu.be/AmJ0tV92wsI

Diğer fren yazıları için buraya tıklayınız

Tabii ki gelmişken bir de bu yazıdaki videoyu görmek istersiniz sanırım 🙂

Videoda Toprak Razgatlıoğlu ön freni kontrollü şekilde sıkarak arka tekeri havalandırıyor (stoppie) fakat onunla yetinmiyor. Motosiklet ön tekerde yığılmışken bir de manevra yapıyor 🙂

Motosiklet ve Güneş Gözlüğü

Motosiklet güneş gözlüğü hepimiz için dert :). Özellikle güçlü güneşin olduğu ülkemizde güneşten sakınmak zorunda kalıyoruz. Ve de motosiklet için güneş gözlüğü konusuna geliyoruz:

Güneşe Karşı Çözümler

Koyu renk vizör iyi gibi dursa da koyu olmaması lazım, zamanında bir arkadaşımın kaskını almıştım ve özellikle akşamları, güneş batarken görüntümü engelliyordu. Gece zaten olacak iş değil koyu vizör. Dolayısıyla koyu vizör akşamları değişmeli, e ozaman da çantada vizör taşımak lazım çiziliyor falan; velhasıl hiç de pratik değil koyu vizör.

Vizör söküp takmamak için tavsiyem tabii ki iç vizörü olan kasklar.

En pratik, en işlevsel olan çözüm bu. Hem maksimum güneş koruması sağlıyor, hem de çepeçevre olma avantajı var. Yukarıdan gelen güneşi de engellemesi ise çok iyi.

Geniş vizör varsa da vizörün en üst kısmını (mesela bir parmak genişliğinde) bant, vinil, çıkartma gibi bir şeyle kapamak da işe yarıyor.

Bu arada hazır kasktan laf açılmışken, enduro kasklardaki siperlik gördüğüm en etkili güneş çözümü. Sürat yapmayan arkadaşlarımız için akıllarda bulunsun.

Gelelim gözlüğe

  • Arka tarafı (kulaklık tarafı) ne kadar ince olursa o kadar iyi.
  • (üstten bakınca) düz değil, yuvarlak gözlükler çok daha etkili. Güneş tam tepedeyken düz gözlükle alnım arasından giren güneş yine rahatsız ediyordu beni normal güneş gözlüğümü taktığımda.

Motosiklet için ucuz, kavisli, çizilse de, kaybolsa da üzülmeyeceğim güneş gözlüğü benim için ideal motosiklet gözlüğüdür.

Örnek

Uvex x-fit türü gözlükler

Neden iyi bulduğuma gelince:

  • Ucuz. Fiyatlarına buradan bakabilirsiniz.
  • 23 gram, çok hafif
  • %23 gri PC cam ile güneş koruması
  • Uvex supravision excellence kaplaması ile:
    • buğu önleme ve
    • kimyasallara ve çizilmeye karşı dirençli

Güvenlik Uyarısı

  • Alacağınız gözlük UV koruması tabii ki yapsın ama Yansıma engelleyici özelliği olmasın. Yansıma engellerse yoldaki ufak su birikintilerini, asfalt parlamasını görmenizi zorlaştırır.
  • Akşam, güneşin battığı saatlerde vizörü açın (karartması var ise) ve güneş gözlüğünüzü çıkarın. Araştırmalar en çok bu saatlerde görüş sorunu olduğunu gösteriyor

Bu yazı Püf Noktası kategorisinde yayınlanmıştır. Kategorinin diğer yazıları için buraya tıklayınız

Önerilen yazı

Sonuç

Motosiklet için hangi gözlük uygun?

Ucuz, arka tarafı (kulaklık tarafı) ince, (üstten bakınca) düz değil, yuvarlak gözlükler çok daha etkili.

Motosiklet güneş gözlüğü uyarısı?

Alacağınız gözlük UV koruması tabii ki yapsın ama Yansıma engelleyici özelliği olmasın. Yansıma engellerse yoldaki ufak su birikintilerini, asfalt parlamasını görmenizi zorlaştırır.

Vizör mü güneş gözlüğümü?

Kesinlikle gözlük. Vizör takıp çıkarmak olacak iş değil…

Ödev İle Sürmek

İlerlemenin en hızlı yolu: ödev ile sürmek

Motosiklete geç başladım. Sonra eğitim meselesine kafayı taktım. Bir süre sonra insanlar bana: “Abi çok iyisin.” falan demeye başladılar.

Sonrasında biraz daha ilerledim: “Kaç yıllık motorcusun?” sorularını duymaya başladım. Sonra oturup düşündüm bir buçuk- iki senede bu kadar ileri gitmenin sırrı neydi? Ben ve benim gibiler değişik ne yapmıştık ki başarılı olmuştuk? Kısaca söylemek gerekirse:

Bütün iş uygulamada bitiyor.

Evet çok okumak lazım. Sürmeye başlamadan önce biriktirmek, iyilerle sürmek, sınırlarını bilmek başarıyı getiren şeyler lakin esas ileri götüren nedir?

Yine kısaca söyleyeyim:

Daha iyi olmak için sürmek lazım. Hep aynı sürüşü yapmamak, her seferinde daha iyi olmak için sürmek lazım.

Bunun sırrı da “Ödev İle Sürmek”. Nasıl mı? Kendimden örnek vereyim:

Omuz düşürmeyi altı ay çalıştım.
O gün süreceksem “Bu gün omuz düşürme çalışacağım .” derdim. Sürüşe başladığımda: “Omuzlarını indir!” diye kendime söylerdim ve indirirdim. Bir süre sonra yine aklıma gelirdi ve yine denerdim, yine yukarıda bulur ve tekrar indirirdim…
Bu böyle altı ay sürdü…

Şimdi tehlike yaşadığımda hemen aklıma gelir; bir iç ses: “Omuzlarını düşür!” der. Ve yine indiririm omuzlarımı…

Bir örnek daha:

Ayaklarım ayaklıklarda (peglerde) doğru yerdedir benim sürerken. Neden? Çünkü günlerce çalıştım ve dedim ki: “Bu gün ayaklarımı doğru yerde tutacağım.” bir gün, iki gün, üç dört gün derken en sonunda oturdu.

Size tavsiyem tek bir günde tek bir konuya odaklanmaktır.

Her şeyi, ya da bir çok şeyi aynı anda yapmaya uğraşmayın. Günlere bölün.

Bir gün ellerinizi, bir gün ayaklarınızı, bir diğer gün omuzlarınızı çalışın.

Ancak temel beceriler (eller, ayaklar, omuzlar derken doğru oturuş (postür), sonra ileri bakış, sonra daha da ileri bakış. Bunlar oturduktan sonra konumlanma, çizgi, kenara yaklaşma gibi konuları ödev edinin.

Ödev ile sürmek; çok daha hızlı ve emin adımlarla ilerleyeceksiniz; hem de kalıcı şekilde…

Tavsiye yazılar

Bu yazı Sürüş Teknikleri Kategorisinde yayınlanmıştır. Kategorinin diğer yazıları için lütfen buraya tıklayınız.

Neden Motosiklet Kıyafeti?

Giymesek olmaz mı? Çok pahalı.

Neden İlla Motosiklet Kıyafeti?

“Çünkü asfalt rendedir.””

Motosiklet kıyafetinin alternatifi yoktur; çünkü asfaltta on metre sürüklenmek bile doku kaybına sebep olur (Doku Kaybı hakkındaki yazı burada). Düştüğümüzde yırtılmayan özel malzemelerden olmasını istiyoruz çünkü.

Sürtünme, düştüğümüz anda başlar.

Asfalt son derece aşındırıcı bir yapı. Hatta sürüklenirken asfaltın etkisini zımpara değil rende gibi görmek lazım. İşte motosiklet kıyafetin özelliği rende üzerinde sürtünürken yırtılmaması. O yüzden pahalı ve o yüzden ucuzu yerine bütçemiz elverdiğince yeterli koruma sağlayan kıyafetler ve donanım sahibi olmamız zorunlu. Çünkü motosiklet değişir ama bedenimizin yedek parçası yok…


Bu korumanın yerine diziniz olsaydı?..

Neden motosiklet kıyafeti? Çünkü plastik hatta metal bile dayanamıyor. Yukarıdaki görselde kumaşın altında görülen plastik parçaya dikkat edin. Kumaşın dağıldığı anda bile sürtünme için özel olarak koyulan parça konunun ciddiyetini size anlatacaktır diye umuyorum…


Önemli Noktalar

  • Bedeni tam üzerimize göre olacak.
  • Giydikten sonra gergilerini ayarlayacağız.
  • İçindeki korumaların sağlığı/yapısal bütünlüğü önemli; kontrol edilmeli.
  • İç korumaların ayrıca satın alınabildiğini ve orta kalite bir kıyafete iyi kalite dizlik, omuzluk, sırtlık takılabileceğini unutmayın! )


Kemikleriniz metalden sağlam mı?

Kelime Dağarcığı

Motosiklet donanımı dediğimizde bir çok yeni kavramla karşılaşacaksınız en azından bir kaçının tanımını yaparak işinizi kolaylaştırmak istedik:

  • Denim/Kot: Sağlam, kalın pamuklu kumaş. Düşük aşınma direncinden dolayı motosiklete binmek için önerilmez. Düşer düşmez yırtılır…
  • Aramid: Güçlü, ısıya dayanıklı yapay (sentetik) fiber türü. Motosiklet kıyafetleri için iyidir. 
  • Kevlar: Hafif yapısı ile öne çıkan ve gerilme direnci çok yüksek olan (çelikten beş kat daha fazla) aramid türü. Aramid ailesinden olduğu için ısı direnci de yüksektir. Motosiklet dünyasında giderek daha da artan bir hızla aşınmazlığı ve hafifliği ile öne çıkmaktadır. En iyi seçeneklerden biri.
  • Ballistic Nylon: Sert, kalın bir sentetik kumaş türü. asıl olarak DuPont markasıdır. Motosiklet donanımında sağlamlığı ve aşınma direnci için koruyucu malzeme olarak kullanılır. Tekstil malzemeleri genellikle balistik naylondan yapılır. Tek başına yeterli değildir, özellikle sürtünme bölgelerinde desteklenmesi gereklidir. 
  • Denier: Fiber temelli kumaşlar için ölçü birimi.
  • Cordura: DuPont firmasının dayanıklı ürünlerinin markası; genelde balistik naylon ya da naylon karışımı olur. Balistik Naylon ile aynı şeydir…
  • Keprotec: İsviçre merkezli Schoeller firmasının markasıdır. Derinin sürtünme ve yırtılma direncine yaklaşacak ancak terletmeyen ve daha esnek bir malzeme ihtiyacı için icat edilmiştir. Keprotec, Cordura ve Kevlar içeren aramidlerin belirli oranda karışımıyla üretilir. İyi bir seçenektir. Esnek, nefes alabilen ama güçlüdür. 
  • Reactive Armor: Yumuşak, katlanabilir ama darbe anında sert, katı, esnemez, eğilmez, kaskatı hale gelen bir malzeme türü. Özellikle D3O Zırh Markası bu tür ürünler sunar (ayrıntılı bilgi burada). Koruma parçaları için çok uygundur. Darbe gelene kadar esnek ve konforlu, çarpma anında zırh gibi sert hale gelir. 
  • Hard Armor: Çarpma alanlarında tercih edilen sert plastik. Genelde yumuşak iç tarafla desteklenir; böylelikle dışta sert kabuk, iç kısımda koruyucu ara bölge konforu olur.
  • Gore-Tex: Su geçirmez ama terletmeyen (nefes alabilen) kumaş işleme tekniğiyle üretilen kumaş türünün genel adı. Genelde tek başına kullanılmaz ama her kıyafet türünün altında Gore-Tex bir katman su geçirmez ve ıslanmanızı engeller.

Sonuç

Neden motosiklet kıyafeti?

Çünkü etimizin yolda kalmaması için başka şansımız yok.

Motosiklet Kıyafeti Şart Mı?

Mutlaka, zorunlu, başka yolumuz yok.
“Çünkü asfalt rendedir!”

Omuz bakışı, hayat kurtaran bakış

Çok basit bir ilke: omuz bakışı hayat kurtaran bakış demektir. Şerit değiştirmeden önce mutlaka yapılması gereken bir harekettir. Trafikte şerit değiştirirken, sollama yaparken, yol kesişmelerine yaklaşırken, kırmızı ışığa yaklaşırken mutlaka yapılması gerekir.

Omzunuzun üzerinden,
başınızı tam çevirerek, 
geriye, arkanıza doğru
Hızlıca” bakmalısınız.

Bu bakış hayat kurtarır ve aynanın kör noktasını, aslında tehlikenin en çok olduğu yeri kontrol etmenizi sağlar. Şu videodan bir örneğini görebilirsiniz, sürücü şerit değiştirmeden önce hızlıca bakarak arkasını kontrol ediyor:

videoda sorun varsa doğrudan bağlantı burada: https://www.youtube.com/watch?v=ZICZlHkka4E&t=303s

Omuz Üzerinden Bakış
Her zaman yapılmalı ve alışkanlığınız haline gelmelidir.

Burada önemli olan konu odur ki hayat kurtaran omuz bakış tekniği uygularken motosikletin dengesini bozmamak gerekir. Bu sebeple bu işi ilk olarak Kapalı Alanda denemeli ve alıştırma yapmalısınız. Motosiklet üzerinde oturuş konumunuz doğru olduğu sürece hızlıca alışır ve yolda uygulamaya başlayabilirsiniz.

Görselde çok açık şekilde görülüyor. Motosiklet hakimiyetiniz yüksek olduğunda bakış ayırma ya da omuz üzeri bakış motosikletin dengesini bozmaz. Fotoğrafın çekildiği anı hatırlıyorum, yürüme hızının biraz üzerinde seyir halindeydik. Yavaş sürüşler daha zordur fakat doğru oturuş, dizlerle depoya sarılma, kolların doğru konumu ve ellerin gidonda serbest oluşu gibi temel becerilere sahipseniz, rahatça yapılabilir.

Meraklılar için motosiklet Aprilia RST1000 Futura.

Tavsiye yazılar

Motosiklet Baktığın Yere Gider

Motosiklet Dönüş Viraj Yatırma, Hepsi Bakışla!

İnsan vücudu tahminlerimizin ötesinde gelişmiş bir aygıttır. Hele beynimiz biz farkında olmadan bir çok değerlendirmeyi ve hareketi yapar. Bu işlemlerden birisi de  ”Motosiklet kullanırken baktığın yere gidersin” sonucunu doğurur. Yani siz farkında olmada, hatta komut vermeden dahi, beyniniz nereye bakarsanız oraya gitmeniz için motosikleti yönlendirir.

Bu hayati bir kuraldır, zira motosikleti sadece bakışla istediğimiz tarafa yönlendirmek gibi bir kolaylık getirirken aynı zamanda yanlış yere bakıldığında istemediğimiz bir noktaya, yani kazaya götürmesi de mümkündür.

En önemli bilgi:

Bakışı gözlerinizle değil
ÇENENİZLE YAPACAKSINIZ!

Bakışı ayırmak, çıkışa bakmak, gözlerinizle değil ÇENENİZLE yapılan bir eylemdir…

Motosiklette Bakış Ayırma Örnekleri İçin Tıklayın

Örnek 1: Viraj dönme tekniğinde motosikleti viraj dışına bakarak doğru konumlandırırak güvenli ve rahat bir biçimde viraj alırsınız. Virajda en büyük yardımcınız bakışınızdır.


Artçının virajda sürücünün omzu üzerinden çıkışa bakışına dikkat ediniz. Sürücüyle birlikte bakışını ayırmış durumda.

Örnek 2: Dört yol ağzında önünüze çıkan araca bakakalırsanız, emin olun o araca çarpacaksınız. Oysa yapmanız gereken geçebileceğiniz sağa ya da sola bakmaktır. Bu şekilde baktığınız yere giderken aracın sağından ya da solundan geçip gideceksiniz (Kilitlenmek‘le ilgili bir yazım burada).

Sadece doğru yere bakarak motosikleti kolayca yatırırsınız; acemilerin bilmediği budur.

Motosiklette Bakış, Bakış Ayırma ile ilgili bir video için buraya tıklayın.


Dip Not: Bu olgu uçağın savaşta ilk kez kullanıldığı zamanlarda acı tecrübelerle öğrenilmiştir. Birinci Dünya Savaşında uçaklar kullanılmaya başladığında kaçınılmaz olarak uçaklar havada bire bir savaşa tutuşmaya başlamışlar. Fakat ilginçtir, rakibini düşüren pilotların da düştüğü gözlemlenmeye başlamış.

Bunun sebebinin pilotların vurdukları uçağı yere çakılana ya da patlayana kadar izlemeleri olduğu fark edildiğinde hala geçerli olan kural ortaya çıkmış: “Vurduğun uçağa bakma!” (yoksa doğrudan vurduğun uçağın enkazına girer ve hasar alırsın) zira uçaklar ve motorlar baktığın yere gider…

Bu tür temel konuların işlendiği, motosikletin en önemli kitabı Motosiklet Yol Sanatı‘nı buradan satın alabilirsiniz (yeni sekmede OMM Türkiye sayfasına gider).