Motosiklet bakım tavsiyeleri

Ana Sayfa » Blog » Kış

Motosiklet bakımı için temel bilgiler rehberi

Her motosiklet sahibinin illa ki motosiklet bakımına dair fikirleri vardır. Bir motosiklet sürücüsüne makinelerinin bakımını nasıl yaptıklarını sorun ve yıllardır öğrendikleri birbirinden farklı usul, ipucu ve tavsiye duyarsınız. Bu tavsiyelerin büyük çoğunluğu kulaktan dolma bilgilerdir (çünkü okuyan bir toplum değiliz). Sorun şu ki bazıları zarar verici işlemlerdir. Sorunu çözmüş gibi görünseler de daha büyük sorunlara sebep olmaları işten bile değildir.

Sürücü ne kadar deneyimli olursa belirtileri, ipuçlarını o derece kolay yakalar. Bununla birlikte deneyim söz konusu olduğunda en iyisi bir motosiklet ustasına sormaktır. Sonuçta hepimizden fazla motosiklet gördüğü ortada. Listemiz bu yüzden yıllardır bu işi yapan bir ustanın tavsiyelerinden oluşuyor.

Buradaki motosiklet bakım tavsiyeleri ile sorunları kolay yoldan engellemek, cebinizi ve konforunuzu korumak elinizde. Fakat önemli olan buradaki tavsiyeleri alışkanlık haline getirmek.

1- LASTİK BASINCINIZI KONTROL EDİN

Soğuk havalar, motosikletinizin lastik basıncını ciddi derecede düşürmek için yeterlidir. Bu nedenle kış aylarında lastik basıncınızı kontrol etmek daha da önemlidir. Bizi yolda tutan iki parça lastik olduğu için, küçük bir değişiklik bile yol tutuşunda büyük bir fark yaratabilir.

Benzin istasyonlarındaki ölçüm cihazları kalibre olmadığı için düzenli kontrollerinizi kendi göstergenizle yapın.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

Motosiklet lastik basıncının kontrol edilmesi

2- MOTOSİKLET ZİNCİRİNİ YAĞSIZ BIRAKMAYIN

Yağışlı havadaki sürüşler, zincirdeki yağı çabucak temizler.

Kuru veya paslı bir zincir daha çabuk aşınır ve yakıt tüketiminizi arttırır; bu nedenle kontrol alışkanlığı edinmelisiniz.

Zincir yağlamayı sürüşten önce değil, sürüş sonunda yapın. Zinciri henüz sıcakken yağlamak ve gece boyunca baklaların içine nüfuz etmesini sağlamak en iyi sonucu verir.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

Motosiklet zincirinin yağlanması

3- DOĞRU ZİNCİR GERGİNLİĞİNİ KORUYUN

Motosiklet zinciri, esasen yüksek hızda uçar gibi hareket eden ağır bir metal parçasıdır. Doğru gerginlikte olması zorunludur. Zincir gerginliği için esneme payı kontrol edilir. En doğru bilgi forumlarda değil, kullanıcı el kitabınızda bulunur.

Zincir zamanla esneyen bir parçadır, motosikletiniz ne tipte ne model olursa olsun, zincir gerginliğine her zaman dikkat edin.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

Motosiklet zinciri gerginliğinin kontrol edilmesi

4- Motosikletinizi temiz tutun

DÜZENLİ olarak yıkayın ve özellikle kışın motosiklet sürüyorsanız bu zorunludur.

Kışın yollar tuzlanır. Kaya tuzu, buzu çözer ancak metal için de yıpratıcı ve aşındırıcı etkisi vardır. Tuzlu bırakıldığında motosikletiniz hızlı yaşlanır.

Bu nedenle kışın her sürüşten sonra motosikletinizi yıkamaya alışın.
Sabunlu ılık su size basit gelebilir ancak tuzu yıkamak için çok iyi bir yoldur.

5- Motosiklet basınçlı suyla yıkanmaz

Kolay gelir, eğlencelidir ve kolaydır evet. Hele soğuk havalarda, uzun bir sürüşten sonra, yorulduğunuzda. Fakat zararlıdır, yüksek basınçlı su, lastiklere, contalara zarar verebilir. Hatta radyatör kanatlarını yamultmakla kalmaz, delebilir. Etiketleri soyabilir, hortumları zedeleyebilir.

“O zaman neden var?” uzaktan tutmak için; biz dibine kadar sokunca zararlı oluyor…

6- Frenlerinizi kontrol edin

Motosikletinizi dinlemek her zaman iyidir. Garip, farklı sesler uyarıdır fakat özellikle frenleriniz için alarm zilidir.

Siz yine de en ufak şüphede, farklı sesi duyar-duymaz ya da alışılmadık titreşim, kaçırma gibi belirtilerde ustanızı arayın ve “Gel.” derse ertelemeyin. Tedbirli olmak sonrasında üzülmekten iyidir.

7- Motosiklet akünüzü her zaman tam dolu tutun

Kötü havalarda daha az motosiklet sürüyorsanız, akü bakımı zorunlu hale gelir. Akü kutup başlarını ayırın. Şarj cihazı alın ve çalıştırarak değil, cihazla şarj edin.

Söküp ustanıza ya da akücülere götürerek de şarj ettirebileceğinizi unutmayın.

ilgili yazı

altta herhangi bir yere tıklayın, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi alın

8- Motosiklet örtüsü brandası kullanın

Diyelim ki aynı motosikletten iki tane var. İkisi aynı zamanda aynı kilometreyi yapmış ama biri açıkta, diğeri de örtüyle duruyor olsun.

Birkaç yıl sonra ne kadar farklı göründüklerine inanamazdınız. Kapalı alanda tutma şansınız yoksa iyi bir motosiklet örtüsü en iyi koruma yoludur.

Motosikletinizi örtmeden önce soğuması gerektiğini unutmayın…

8- Motosikletinizde alet takımı bulundurun

Büyük ya da küçük, her motosiklette ufak da olsa bir alet-tamir takımı bulunmalı. Her şey olmasın varsın ama lastik ve gevşek vidalar için yeterli aletler mutlaka bir gün işinize yarayacaktır.

Far lambası, sigorta, fren-gaz-debriyaj telleri, kontakt spreyi gibi işe yarar malzemeler hem az yer tutar, hem de ihtiyaç olduğunda hayat kurtarır.

Unutmayın, motosiklet bakım tavsiyeleri işe yarar ama asıl kaynağınız kullanıcı el kitabınızdır. Elinizde yoksa internet araması ile ulaşabilir, (ücreti karşılığında) üretici firmadan alabilirsiniz. Motosikletinizi korumanın en iyi yolu, üreticinin talimatlarına uymanızdır.

Bakım ve koruma ürünleri arıyorsanız bu adres size yardımcı olacaktır: Motul koruma ürünleri.

Motosiklet bakım tavsiyeleri yazısı Güncel, Kış, Motosiklet Acemileri İçin, Püf Noktası ve Tamir-Bakım kategorilerinde yayımlanmıştır.

Motosiklet Kış Tavsiyeleri

“Ben bunu geç öğrendim ama çok işe yarıyormuş gerçekten !” Dediklerim

Motosiklet Kış Tavsiyeleri altın kurallardan birisini hatırlatıyor aslında: “Kötü hava yoktur, yetersiz donanım vardır.” Donanım tam ise ve biz doğru tekniklere sahipsek kışın sürüş mümkündür hatta zevklidir de. Özellikle kaska çarpan yağmur damlalarının sesini duymak ayrı bir keyiftir mesela.

Lafı uzatmadan geçelim tavsiyelere:

Kışlık eldivenler kol konçunun üzerine, yazlık edilvenler içine.
Kışın rüzgar bileğin üzerinden gitsin üşütmesin, yazın bilek (kol) konçunun içine girip üfleyerek harımızı alsın.

Kışlık montu 3/4 uzunlukta almak. Mont kısa kalıyor ama üç çeyrek dediğim kalçaları da örtüyor, oturunca da montun üzerine oturuyorsun ve çok daha az soğuk alıyorsun.

Böyle ilginç ürünler de var ama aşağıdaki kar pantalonu kadar iyi koruyamayacağı da kesin.

Decathlon (bağlantı yeni sayfada kar kıyafetleri bölümünü açar) gibi görece ucuz bir yerden büyük beden kar kıyafeti alıp yazlık korumalı motosiklet pantalonunun üzerine giymek = hem koruma var, hem soğuk yok, hem de ucuza gelmiş oluyor 🙂

Altı polar, göğüse inen balaklava + boyunluk: “Boyundan ne soğuk giriyor, enseden ne çok üşüyormuşuz yahu!” dedirten ikili.

Mum spreyi ile dizleri, montu, ayakkabıları spreylemek; su girişini ucuza engellemek.

Yağmur başlar başlamaz kaskın hava girişini kapamak. Unutunca çok geç fark ediyorsunuz içine su aldığını 🙂

Kask vizörden hava alıyorsa ilk fırsatta durup selobant ile açıklığı kapamak (bir keresinde pinlock’un tutucusu düşmüş, minicik delik ama kaşımın üzerindeki çok ufak bir noktayı öyle üşütmüştü ki yüz felci olacağım sanmıştım).

Aslında en iyisi böyle sağdaki gibi güçlü bir bandı sele altında bulundurmak, her zaman lazım olabilir, illa bir gün bir işe yarar.

Motosikleti kışa hazırlamak

İşte önemli bir konu daha: motosikleti uzun süre için garaja koyacaksak neler yapmalı biliyor muyuz?

Motosikleti kapalı alanda uzun süre yatırmak

  • Depoyu full’lemek: Depoyu tamamen doldurarak paslanmasını, engelleyebilirsiniz. Ya da tamamen boşaltın ama ya tam dolu olsun ya da boş çünkü tam dolu olmayan depoda, benzindeki su ayrışır ve depoyu paslandırır. Bence tam dolu bırakın çünkü tamamen boşaltmak daha zor iş.
    Unutmadan: üç aydan daha uzun süre yatacaksa motosiklet, çalıştırmadan önce içindeki benzini boşaltmak şart…
  • Aküyü sökmek: Akü kışın üşür, bu yüzden en iyisi akünün oda sıcaklığında beklemesidir, ömrü uzar böylece. Her ay ufak şarj cihazı ile şarj ederseniz akünüzü korumuş olursunuz. Akünüzü sökmeyecekseniz kutup başlarını sökmek de iyi bir fikirdir.
  • Giriş-çıkış noktalarını kapamak: Egzoz çıkışlarını, hava filtresi girişlerini ve hava filtresi kutusu drenaj hortumunun ağzını naylon torabalar ya da bantlar ile kapayın. Bu nemin motorun iç kısımlarına girmesini ve hat boyunca yıpratıcı etkilere karşı iyi bir çözümdür.
  • Pasa karşı önlem: Yağlama. Yağlama üst kısımda ince bir katman oluşturarak hava ile teması keserve paslanmaya izin vermez. Hatta imkan olsa motosikleti naylonla kaplayıp gres yağının içine daldırıp bıraksak neredeyse hiç kış etkisi olmaz. Tabii ki grese daldırmak mümkün değil ama WD40 ya da (hiç yoktan iyidir mantığı ile) makine yağı da iş görür. Bu işi özellikle petrol ürünleri ile yapmanız gerekir fakat sonrasında temizliğini de düşünün derim 🙂
    İlave bilgi: Anahtar göbeklerini yağlamayı unutmayın
    Streç Film: Gösterge grubu, kütükler (düğmelerin, anahtarların olduğu bölüm), anahtar göbekleri; bu noktaları streç film ile kapamak iyi bir fikirdir.
  • Lastikleri korumak: doğru basınçla bırakın. Orta sehpaya alın. Yerle temasını kesin (zeminle lastik arasına bir şey koyun). Aslında en iyisi arkada ve önde askıya almaktır zira bu süspansiyon sistemlerini de rahatlatır.

Önemli Not: Kışın kısa sürelerle ÇALIŞTIRMAYIN. Bir gerek yok, iki zararı var. Uzun süre çalışmamış motoru çalıştırmanın en iyi yolu YAĞINI DEĞİŞTİRDİKTEN SONRA yola çıkartmak ve en azından yirmi dakika-yarım saat sürmektir.

Motosikleti açık alanda uzun süre yatırmak

İşte burası biraz daha zor zira iklim şartlarıyla da mücadele etmek gerekecek.

Branda motosikleti çizer!

Sıkı olmayan, motosiklete sabitlenmemiş branda rüzgarda hareket eder, boyaya sürter hatta lap-lap vurur ve çizer. Bunun bir zararı daha vardır ki rüzgar bir noktadan girip içeriyi şişirir ve yelken yapar, kısa bir süre sonra da gergi lastiklerini genişletir. Rüzgar, fırtınalı havalarda brandayı yırtacak hatta brandayı yelken gibi kullanıp motosikleti devirecek kadar güçlü olabilir.

Branda çözümü: motosiklete sabitleme ve boya koruma işleri

Boya için sürtünmeyi engellemek lazım. Bunun için depo üstü, arka çanta gibi noktaları kumaş, havlu ile örtebilirsiniz. Ben banyo havlusunu gözden çıkarıp kesip biçerek ve dört köşesine metal delik ekleterek çözmüştüm Antalya’da yaşarken. Deliklerden iple sabitlemiş, kaymalarını engellemiştim. Malum, Antalya’da aralıksız on beş gün falan yağmur yağdığı için brandasız olacak gibi değildi.

Branda sabitlemek için de gördüğüm en iddialı çözüm, sanayide kullanılan büyük streç filmi brandanın üzerine sarmaktı. Antalya merkez sanayide adamın birisi brandayı örtmüş, üzerine de streç filmi sarmış 🙂 Açıkçası hem yağmur için ikinci bir katman, hem de brandayı tayfun çıksa şişmeyecek kadar sabit hale getirmiş 🙂

Ben ise brandayı sabitlemek için daha alışıldık bir çözüm bulmuştum: gergi lastikleri. Bunlar ucuz şeyler ve değişik türleri var. Bunları kullanarak brandayı sabitlemiş ve bütün kış tekrar uğraşmak zorunda da kalmamıştım.

Metal parçalar için de dışarıda kaldıkları için ilave önlemler şart. Zincir bol bol yağlanırsa yeterli olacaktır. Egzoz çıkışları naylon torba ile kaplanmalı (tıkamaya gerek yok), dış kısımları ise WD40 ya da daha ucuz bir çözümle yağlanırsa suya ve pasa karşı korunmuş olur. Fren diskleri ve kavalları da (ön süspansiyon boruları) ihmal etmeyin. Yalnız fren diskleri yağlı haldeyken sürmeye kalkmayın.

Gösterge, kütükler için ise streç film ve naylon torba ile örtme tavsiyedir. Aküyü bence sökün ama motosikletin üzerinde kalacaksa mutlaka kutup başlarını sökün.

Motosiklet Kış Tavsiyeleri ilginizi çekti mi? Bu yazı Kış Kategorisinde yayınlanmıştır. Bunun gibi başka yazılar okumak isterseniz buraya tıklayınız.

Yağmur ve çıplak motosiklet

Triumph Street Triple RS 765’lik motoru, safkan-asil bir çıplak motosiklet ve son zamanlarda ilgimi çok çeken modellerden birisi. Fakaaat kış-yağmur-çamur dediğimiz zaman durum bu…

Çıplak motosiklet adı üzerinde çıplak; yani kabuğu yok; tüm etkilere açıksınız…

Fotoğraflarda görüldüğü üzere arka tekerlekten gelen su sürücünün sırtına, oradan süzülerek arka koltuğa inmiş. Yani sürüş yaptığınız sürece sırtınıza su püskürtecek bir makine ile yolculuk yapıyorsunuz 🙂

Bu yazı Püf Noktası ve Kış kategorilerinde yayımlanmıştır.

Suda Kayma (aquaplaning) Hadisesi

Aquaplaning yağmurda motosiklet sürüşü için dertli hadise. Su kızaklaması, su kayması adı da veriliyor ve kaza sebebidir.

Güvenli Sürüş İçin Yağmurda Tutuş Bilgisi

(esas bilgiler videodan sonra, sıkılıp pas geçmeyin)

Çoğu zaman dikkate almayız ama zemindeki su ortalama süratlerde bile bizi yere çalabilir, bilginize.

Kızaklama ya da Suda Kayma Nedir?

Lastiklerin üzerindeki dişler, kanallar; yol üzerindeki suyu kenara atmak, tahliye etmek için vardır. Diş derinliği yeterli ve lastik basıncı doğru ise lastik tasarlandığı gibi yoldaki suyu kenara atar ve yere basar. Sağ görseldeki siyah kısımlar yere temas eden kısımlar.

Lastiğin suyu kanallar yolu ile nasıl dışarı attığı altta açık olarak görülüyor. İşte diş derinliği ne kadar az ise, kanalın içinden geçen su o kadar az olur. Yani hızınız ne olursa olsun suyu, daha ufak bir kova ile atmış olursunuz.

İşte burada da lastiğin suyu nasıl içine aldığını görebilirsiniz.

Bu yüzden kış lastiklerinde daha fazla kanal bulunur. Yani kanal önemli. Aşağıdaki görselin solu kış, sağı yaz lastiği. Görüldüğü üzere sol tarafta (kış lastiği) daha fazla kanal var, hatta kanallar yanlara açılıyor; sebebi daha suyu yandan da atabilmek, böylece boşaltabildiği litre artıyor.

Peki Yeterli Su Atılmazsa Ne Olur?

Lastiğin önünde fazla su birikmeye başlamış. Devam edersek,
Fazla su lastikle yol arasına girerek bizi yüzdürmeye başlar…

İşte görüyorsunuz anlatmaya gerek yok 🙂 Artık yüzüyoruz!

Unutmamak lazım ki lastik artık yere değmiyor. Şu an havada gibiyiz.

Fren? Yere değmiyoruz ki?

Sağa sola dönmek? Yere değmiyoruz!

O zaman da aşağıdaki olur: Bir anda yoldan kopar ve savrulmaya başlarsınız. Tabii ki dört tekerli bir araç dönmeye başlar ama biz iki tekerler anında yere yapışırız!

Yağmurda Doğru Hız?

İdeal şartlarda, dört mevsim lastikler en fazla 80 km./saat civarı hız için yeterli su boşaltabilirler. Üstü tehlikelidir. İdealden kastımız diş derinliği yeterli (10’000 km. altı ya da üretim tarihi iki seneyi geçmemiş) ve basıncı doğru lastik. Tabii ki yolda su birikintisi, akan su varsa bu daha da ciddi tehlikedeyiz demektir.

Sanılanın aksine doğru düzgün, iyi asfaltlı, yollarda da su kızaklaması riski vardır. Zaten motosikletçiler genelde yolun güzelliğine kanıp sürat arttırır ve fizik kurallarına yenilirler.

Her şey iyi olsa da bir noktadan sonra lastik suyun hepsini atamaz ve:

Kızaklayıp, kayarız!

Yolun, asfaltın, şartların sizi aldatmasına izin vermeyin; ilerideki tek bir su birikintisi düşmenize sebep olabilir (hele ülkemizde).

Hızın Kızaklamaya Etkisi Nedir?

Sürat arttıkça atılması gereken su miktarı artar. Diyelim ki on beş metre ıslak alan var. Her metrede de bir litre su atmamız gereksin: toplamda on beş litre su atması lazım lastiğin.

Bu 15 metreyi 1 saniyede geçersek saniyede on beş litre, aynı 15 metreyi 5 saniyede geçersek saniyede üç litre yeterli olacaktır. Ama unutmayın hızdan bağımsız olarak lastiğimizin atabildiği su sabit kalıyor; dolayısıyla ne kadar yavaş, o kadar iyi.

Bu pratikte şu demek:

Baktınız ileride birikinti var, hızınızı düşürün, lastiğinize mümkün olduğu kadar yardımcı  olun.

Aquaplaning yağmurda motosiklet sürüşü düzgün yapıldığı sürece sorun değil; sorun biziz…

İlgili Yazılar

diğer kış ve yağmur/çamur yazıları için tıklayın #motosikletkış

Gore-Tex Hakkında

Motosiklet Gore-Tex kıyafet için uygun mu?

Gore-Tex piyasa algısı hayli yüksek ve pahalı bir malzeme. Peki gerçekten ihtiyacımız var mı ve o paraya değer mi? İşte bu yazımızın konusu bu: Motosiklet Gore-Tex kıyafet için gerekli mi?

  1. Su Geçirmiyor
    Evet ama su geçirmeyen tek malzeme değil. Farklı adlarda bir sürü malzeme var ve onlar da su geçirmiyorlar. Ayrıca, naylon da su geçirmiyor 🙂
  2. Soğuk Geçirmiyor
    İşte burada Gore-Tex ciddi avantaj sağlıyor. Sağlıyor da, ülkemizde ne kadar soğuk var ve biz soğuk havalarda sürüyor muyuz?

O halde cevap basit:

Göre-Tex malzemeden üretilen kıyafetler ülkemiz için çok da gerekli değil.

Daha önce de bahsettiğimiz üzere ülkemizde rahat sürüş yapmak için:

  • Tam yazlık (file)
  • Tam kışlık (uzun boy, içlikli, ısı yalıtım katmanlı ve su geçirmez)
  • Baharlık (kışlıkla yazlık arası) olmak üzere üç takım en iyi gardroptur ülkemiz motosikletçileri için.

Satın alırken tek ölçüt “işlev” olmalıdır

Özellikle yurt dışı sitelerden seçenekleri değerlendirerek alım kararı vermeniz şiddetle tavsiyedir. Ülkemizde ne yazık ki mevcut seçeneklerden çok azını görebiliyoruz. Bunun sebebi ülkedeki satış hacmi ve ne yazık ki sığlığı. Gördüğümüzü bildiğimizi “her şey” sanıp dünyayı bildiğimizden ibaret sanıyoruz. Bu yüzden açık olmak ve dünyada neler var, nasıl seçenekler ve yaklaşımlar var öğrenmek lazım.

Gore-Tex özgün web sitesi için buraya tıklayınız.

Bu yazıya sebep olan okuma: motorBLOGU: Gore-Tex ve Diğer Ürünleri Yağmurda Kullandım.

Bu yazı Kış (kategorinin diğer yazıları için buraya tıklayınız) ve Püf Noktası (kategorinin diğer yazıları için buraya tıklayınız) kategorilerinde yer almaktadır.

Kışlık Seçenekler

Malum, motosiklet kıyafetleri pahalı. Yazlıkları kışın gitmek mümkün olmadığı gibi yaz kış ayrı kıyafet düzmek de büyük masraf.
O sebeple bu yazımızda size kışın soğuğunu çözecek ama cebinizi üzmeyecek çözümler sunalım dedik 🙂

Mesela: Motosiklet kıyafetlerine göre son derece ucuz bu iki seçeneği ele alalım: bir alt bir üst… Fiyatlar güncel olmasa da her zaman motosiklet malzemelerinden ucuz olacaktır Decathlon ürünleri.

Dikkat edeceğimiz nokta: 1- Nefes alan, teri dışarı atan, 2- Su geçirmeyen kumaştan olmaları.

Fotoğraflarını gördüğünüz ürünler Decathlon ürünleri. Ben zamanında Tchibo‘dan almıştım ama mantık aynı.

Kayak ya da kar kıyafetleri bölümüne gidiyoruz, su geçirmez + ucuz ürünlerden birini almak hedefimiz vardı değil mi?

Gerçek püf noktası ise şurada:

Bakınız ne yazıyor: “Sıcak ve Su Tutmayan Pantalon” 🙂

Tabii ki baktığımız pantolonun ya da montun bedenini büyük alıyoruz.
Sebebi ise bunları korumalı kıyafetlerin üzerine son kat olarak giyecek olmamız.

Her zamanki gibi korumalı kotumuzu giyiyor, üzerine de bu pantolonu çekip çıkıyoruz.

Aynısını mont için de yapıyoruz, korumalarından faydalanmak için yazlık montu giyiyoruz, üzerine kar montunu çektik mi hem korumalı hem de soğuk geçirmeyen şekilde kıyafetinin oluyor.

Ucuza aldığımız pantalonumuz kar malzemesi olduğu için zaten yağmura ve soğuğa karşı tam koruma sağlıyor.

Hatta kar kıyafetlerinin paça ve kol manşetlerinde sıkma gibi su ve soğuk girmesini engellemek gibi ek işlevleri de var işimize gelen.

Kısacası alt ve üst toplamda hayli ucuza kışlık kıyafet meselenizi çözebilirsiniz. Üstelik yağmur ve rüzgardan hiç etkilenmeden…

Kış konusunda özel bir kategorimiz olduğunu biliyor musunuz? Bağlantısı burada: Kış Yazıları

Sonuç

Motosiklet Kıyafetleri, Ucuz Kışlık Seçenek Yok Mu?

Var! Yazı bundan bahsediyor. Kar kıyafetlerini büyük beden alıp yazlıklarımızın üzerine giyersek hem korumalı, hem de en soğuk havalardabile rahatlıkla süreriz 🙂

Ucuz Kışlık Motosiklet Montu Alınır Mı?

Hayır diyemem ama soğuğa karşı gerçekten kaliteli malzeme kullanmak gerekir; onlar da çok pahalı

Tavsiye yazı

Daha ayrıntılı bilgi için Kış kategorisindeki yazılarımıza bakabilirsiniz.

Soğuk Ve Eldivenler

Motosiklet kışlık eldivenleri hakkında bir çok kişinin bilmediği bir b,ilgi:

“Kışlık eldivenlerin konçları uzun, yazlıkların ise kısa olur.”

Peki bunun sebebini biliyor musunuz?

“Eldivenlerin konçları rüzgarı yönetmek için tasarlanırlar.”

 Kısa konçlu yazlık eldivenler mont kolunun içine girerek rüzgarı içinize yollar ve kollarınıza, oradan vücudunuza hava basar.

Dolayısıyla kışın dikkat etmemiz gereken nokta şudur:

“Kışlık eldivenler ise konçlarını montun bileklik kısmının üzerine taşırarak gelen rüzgarı içinize girmeden üzerinizden atar ve rüzgarın içinize girmesini engeller.”

Bu sebeple kışın, eldivenlerinizin konçlarını mont kolunun üzerine alarak soğuk havanın içinize sızmasını engelleyiniz.

Bu yazı Kış, Motosiklet Acemileri İçin, Püf Noktası kategorilerinde yayınlanmıştır.

Isıtıcılar

Giyin giyin nereye kadar? Bazen giyinsek de kuşansak da yetmez. Hava çok soğuktur. Peki var mı ek bir önlem? Evet var.

Bu yazımızda açık alan kış sporları yapanların bildiği bir malzemeyi tanıtıyoruz sizlere.

Fotoğrafını gördüğünüz kimyasal tepkime ile ısı üreten bir ürün. İçinde on adet ısıtıcı plaka var ve her biri beş saate kadar ısı veriyor. Yani uzun yolculuklar için ideal. İnce ve plaka şeklinde olduğu için montun içine, iç kıyafetlerimizin cebine rahatlıkla koyabilir ve hareketlerimizi kısıtlamadan içten ısınabiliriz.

Gelelim maliyetine. On adet plakanın toplam fiyatı 49.90 ₺ (2020 Temmuz). Evet bu kadar ucuz. Beş saat sürsek en kötüsü üç yüz kilometre yol yapmış oluruz. Yani bu hesapla paketin yarısını kullanıp:

1- belimize, 2- sırtımıza, 3- karnımıza, 4 ve 5 omuzlarımıza koysak,

Beş saatlik sürüşün bize maliyeti 11 lira 50 kuruş! Beş saat boyunca üşümemek için çok ucuz bir fiyat…

İyi de nereden satın alacağız? Fotoğraftaki ürün Decathlon’dan alınmış olsa da spor mağazalarından, dağcılık ve doğa sporları satan yerlerde bulabilirsiniz. Hatta en son Gratis’te de benzer bir ürün gördüm.

Nasıl Kullanılıyor?

Yazı Tavsiyesi

Kış kategorisindeki tüm yazılarımız için: buraya tıklayabilirsiniz.

Motosiklet ve Rüzgar

Motosiklet ve rüzgar iyi dostlar değildir 🙂 Bu yüzden kapsamlı bir makaleyi hak eden bir konu.
Yazının giriş kısmı benim değil ama güzel bir yazı olduğu için kısaltarak alıp, kendi ilavelerimle ve sitedeki diğer yazılarla birleştirip kapsamlı bir makale olmasına özen gösterdim. Bu makaleye sebep olan yazının kendisi şuradadır, lütfen bir kere de olsa tıklayarak yazara destek veriniz; teşekkürlerimizle.

Motosiklet ve Rüzgar, Panik Yapmayın!

Amerika’ya geldiğimden beri rüzgarda çok motor kullandım. Üşütmeyen bir hava varsa, rüzgar hiç sorun değil benim için. Fakat rüzgarda güvenli sürüşün inceliklerini bilmek lazım.

Aslında değişik görüşler hakim olsa da özellikle hoşuma giden ve faydasını görebileceğinizi düşündüğüm birkaç ayrıntıyı paylaşmak istiyorum.

Şiddetli rüzgarda motorunuzla seyrederken rüzgarın geldiği yöndeki dizinizi biraz yana doğru açıp, kaslarınızı gevşek tutarak rüzgarla bir kanat gibi sallanmasına/dalgalanmasına izin verirseniz motorunuzun oldukça düz bir çizgide gidebileceğini söylüyor sürüş hocaları. (Dikkat! Bacağınızı açmaktan değil, dizinizi yana doğru açmaktan bahsediyoruz)

Yani tüm kaslarınızı sıkı sıkıya kasıp, elciklere yapışmanızdan daha etkili olacağını anlatmaya çalışıyorlar 🙂

“Peki bu nasıl mümkün olur?” diye soranlara yanıtsa şu:

İşin uzmanlarına göre, rüzgarın yönüne doğru hafifçe açtığınız diziniz tıpkı rüzgarda yol alan bir yelkenlinin yelkeni gibi işlev görüyor. Yani diyelim ki rüzgar soldan esiyor ve sol dizinizi anlatıldığı şekilde yana doğru açtınız, rüzgar motoru sağa doğru ittikçe dizinizin yarattığı yelken etkisiyle, bu itiş gücü birbirini dengeleyerek mümkün olduğunca düz bir çizgide gitmenize yardımcı olabiliyor. En azından teoride böyle, pratikte deneyip görmekten başka çare yok değil mi sizler için?

Tabii şu hatırlatmayı da yapmadan geçemeyeceğim. Bu teorik bilgileri en iyi şekilde uygulayabilmenin yolu, zorlu sürüş koşulları daha oluşmadan önce motorunuzu nasıl yönlendirebileceğinizi, ona nasıl daha rahat hakim olabileceğinizi bilmekten, kısacası motorunuzu tanıyor olmaktan geçiyor. Örneğin yukarıdaki teknik, vitesli motorlar için işlese de maxi-scooterlar’da başka faktörleri de göz önünde bulundurmanız gerekebilir.

Makalede tartışılan/hemfikir olunan diğer bazı fikirler arasında, özellikle çapraz rüzgarla karşılaşınca öncelikle yavaşlayıp, vites düşürmekte fayda olduğu da vardı. Böylece motorunuzun daha iyi tepki vermesini sağlayabiliyorsunuz.

Bir diğer öneriyse, rüzgarın sizi şeritte kenara doğru ittiği durumlar için. Rüzgar çok şiddetle sizi şeridin kenarına/diğer yanına/diğer araçlara doğru itiyorsa o zaman şeridin rüzgarın geldiği yöne en yakın kısmında yol almanın faydası olabilir. Böylece örneğin rüzgar sağdan geliyorsa, şeridin en sağına yakın durup rüzgar sizi şeridin öbür tarafına itse bile, şeritten çıkmadan en sola savrulacak kadar yer kazanmış oluyorsunuz.

Tabii en önemli tavsiyeyi de unutmamak lazım: Panik yapmayın! Hatta birinci kural bu olmalı, gelin büyük harfle yazalım: PANİK YAP-MA-YIN 🙂


Şiddetli yan rüzgarlar esnasında:

> Sürüş yaparken vücudumuzu kasmamamız,
– Yani elcikleri serbest bırakıp dirseklerimizi sallayarak omuz düşürmemiz,

> Rüzgarın geldiği yöne doğru vücudumuzu, özellikle omzumuzu hafifçe eğmemiz yardımcı olacaktır.
(bu hareketimiz ağırlığımızı doğru yere aktarmamızı sağlayacaktır)

> Vitesli motorlarda olabildiğince düşük viteste,
> Yüksek devirde sürmemiz gerekir ki arka tekerdeki #merkezkaç güç (jiroskopik kuvvet) maksimum değerde olup devrilmemizi veya yoldan çıkmamızı engellesin. Kısacası motosiklet daha “diri” daha “kararlı” olsun.


Peki Sürüş teknikleri Açısından Rüzgarda Ne Yapalım?

En önemlisi ELLERİ SERBEST BIRAKMALI, gidona elciklere yapışırsanız her şey çok daha kötüye gider. Bunu nasıl yapalım derseniz:

Asıl olarak dizlerinizle depoya tutunun.

Buna postür (yani motosiklet üzerindeki duruşumuz) diyoruz. Ayrıntılı bilgi için buraya ve buraya bakınız.

Depo Tokadı

Ender olmakla birlikte bazen depo tokatlaması, kafa salınması (tank slap) dediğimiz hadise olabilir sert ve ani rüzgar darbesinde. Bu konuyu burada işlemiştik, okumanızı tavsiye ederim.

Ani Rüzgar, Planlama Ve İleri Bakışın Önemi

En sondan sağa dönünce rüzgarı yedin!

Görselde görüldüğü gibi yolun sonunda sert bir dönüşle tepenin arkasına dolanacağız. Bu fotoğrafta görülmese bile, yol boyunca denizin yanında sürüş yapmıştık ve denizin tepenin ardında kaldığını biliyoruz.

O halde biliyoruz ki yol sonundaki sağa dönüşte “Çaat!” diye rüzgar yiyeceğiz… İşte yolu okuyarak ve şartlarla birleştirerek sürprizleri, tehlikelere baştan hazır olabiliriz.

Bu ani rüzgar etkisi otobüs, kamyon, tır gibi yüksek ve uzun araçları sollarken de etkili olur. Video aşağıda ama ilgili yazımıza, mutlaka göz atın.

Sonuç

Rüzgarda Motosiklet Nasıl Sürülür?

Yüksek devir yardımcı olacaktır. Tekniklerin tamamı için yazının tamamını okuyunuz.

Motosiklet, Rüzgarda Ne Yapmalı?

Sakin kalmalı ve en önemlisi ELLERİ SERBEST BIRAKMALI, gidona elciklere yapışırsanız her şey çok daha kötüye gider.

Rüzgarda Motosiklet Sürerken En Önemlisi Nedir?

Planlama, ve illa ki bakış. Diğer teknikleri bakışla birleştirincce rahat edersiniz.

İlave bilgiler ve tartışma:

Gözlemli Yol Sürüşünde (Motosiklet Eğitimi) Öğrendiklerim

  • Ben bu güzel olmayan yolda yatırıp gaz açarak çizgiyi koruma işini beceremiyorum.
    • Hadi kazınmış yol ve asfalttaki çizikler bir derece fakat o kazınmış yolların kot farkı var ya, işte onları sallamadan sürüş yapamıyorum ben. Neden derseniz önceki de, bu motosikletim de o kot farkına gelince yatıyor ve yön değiştiriyor. O sebeple yoğunlaşmam o noktalara kayıyor ve tedirginlikten gayri ihtiyari gaz kapıyorum.
  • Bu gün zorladım hem Futura‘yı hem de kendimi. Son iki sürüşümde devamlı yüksek devir ve ara ara devir kesiciye girecek kadar tepesine çıkma şeklinde sürüyorum. Gerçekten de yüksek devir, kırmızı çizgi yakınları farklı; daha büyüleyici, daha pürüzsüz, daha sesi güzel, daha bir yola uygun, viraja yakın. Olmak istediği bu işte bir motosikletin.
  • Bu arada böyle tepesine çıkınca devamlı gazı doldurup gidince ortalama yakıt tüketimi 100 km.’de 10 lt. civarı.
  • Kolum, sırtım acımadı o kadar zorlamama rağmen kendimi. Kolları serbest bırakma ve dirseklerden sallama iş e yaradı yarıyor; siz de yapın.
  • İyi sürenlerle sürün ve sizi değerlendirmelerini isteyin. Ama sizin iyiliğiniz için eksiklerinizi gözleyip söyleyen adama izahat vermeyin! Adam haklı, siz istediniz; bari susmayı becerin (ben zor beceriyorum da).
  • Ben viraj çıkışı gaza oturup açmayı açmayı açmayı seviyorum. Viraj öncesi ise tekrar kısmayı, viraja yavaş girmeyi fakat hızlı çıkıp daha da hızlanıp o ivmelenmeyi ve yavaşlamayı seviyorum. Motosiklet kullanmanın benim için güzel tarafı bu. Oysa “sistem” bir hız seç ve o hızla git dön çık devam et; ortalama hızın o (neredeyse sabite yakın bir sürat) olsun diyor. Onun için uygun makine GS1200, fakat ben onun için enduro GS falan kullanmıyorum, o sebeple agresif motosikletlere bakıyorum.
    Sistem bu aşamada bana viraja taşıdığın hızı arttır, sonuçta sen ve ben yolu aynı sürede yapıyoruz diyor, ki haklı. Doksanla çıkıyorsun, yüz yirmiye kadar tırmanıyorsun, tekrar seksen, çıkışın yine doksan diyor. Oysa o 90 ile sabit dönüyor çıkıyor giriyor. Evet, aramızda fark yok, ve ben daha çok iş yapıyorum evet. Fakat ben henüz sistemi iyi uygulayanlar kadar göremiyorum çıkışı. Onların mesela 80’le girdiği viraj bana göre en iyimser ihtimalle 65, bilemedin 70  km. süratlik viraj. Bakalım zamanla ne olacak?
  • Mesele hızlı gitmek değil, seni o sürate çıkaracak görüşü elde etmek. Ona çalışmam lazım. Ödevim bu.
  •  Yağmurla başladık, ıslaktı hep yerler.
    • Destek gazı olduğu sürece arkası her zamanki gibi. Geçen hafta da, bu defa da bir kere sıyırmadı, hatta huzursuzlanmadı bile arkası.
    • Tabii ki dirsekleri serbestleştirmek, gidonu serbest bırakmak ana kuralı; unutmayalım. Biraz da ondan rahat gittim ve ufak dalgalanmalara izin vererek dengesini bozmamayı becerdim Futura’nın.
    • Yani lastikler ısındıktan sonra ıslak zeminden korkmayın. Ben denedim ve yüklendiğin gaz ve ciddi kompresyon, hatta ağırlık transferini yaptıktan sonra serte yakın fren bile ıslakta sorun değil (not: beyaz çizgiler, boyalı yüzeyler hariç; aman dikkat, o noktalar çok kayganlar).
  • Kulak tıkacı, kulak tıkacı, kulak tıkacı: takın.
  • Vizör buğu ? Bir tık açın vizörü, hem çok soğuk değil, hem buhar hızlı gidiyor. Ek işe yarayanlar:
    • Ağızlığı aç , önden gelen hava buğuyu engelliyor gibi sanki,
    • Neoprendi sentetikti balaklava ağzı ve burnu örtüyorsa buğulanmayı arttırıyor, çek alltan sıyır burnundan-ağzından; fark ediyor, buğu azalıyor.
    • Sürat arttıkça buğu azalıyor (ön havalandırmadan gelen hava arttıkça).
  • Gerçekten oluyor, zira artık normalim oldu. Engin bugün: “Abi fren lambaların çalışıyor mu?” dedi. Onu şaşırtan şehir içi ve dar manevralar olmuş, “Oralarda da yanmıyor, o nasıl oluyor?” dedi. Demek ki iyi planlama ve doğru seçimler frenleme ihtiyacını ortadan gerçekten kaldırıyor…